Ergun Kaftancı

Ergun Kaftancı

Bu mu yargıda yenilik

YÜCE Divan ile adli mahkemeler arasında ne fark var...
    İnsan Hakları Komisyonu nun AKP'li Başkanı Ayhan Sefer Üstün'e göre hiçbir fark yok.
    Yineliyorum; Üstün, İlker Paşa'yı işaret ederek "Ha orada yargılanmış, ha burada fark etmez" demişti. "Orada" dediği yer Yüce Divan"Burada" dediği yer özel yetkili "Ağır Ceza Mahkemesi"...
    Üstün ün yaptığı bu değerlendirme herhalde AKP'nin görüşü...
    Lûtfen dikkat...
    "Fark etmez" lâfında içkin anlam olarak "Fark yok" ifadesi gizli...
    *
    Madem fark yok, neden anayasanın âmir hükmünü görmezden geliyor ve yargılamanın Yüce Divan yerine adli mahkemede görülmesinden yana tavır takınarak gösterilen hukuksal yolları tıkamaya çalışıyorlar...
    Bu telâş, hayli garip; akıllara da, gönüllere de sığmıyor...    
    Hukuk anlayışına ve vicdanlara ise hiç!
    "Adli mahkeme yargılayacak" ısrarı, insanın aklına kurgu olasılığını getiriyor ki birkaç gündür bu düşünceyi beynimden kışkışlamaktan inanın yoruldum...
    "Sanki Yüce Divan'a giderse farklı karar mı çıkacak" lâfı da size kurguyu düşündürmüyor mu!
    *
    Hurşit Tolon 2009'un Şubat ayından beri dışarıdaydı ve tutuksuz yargılanıyordu...
    Delilleri mi kararttı...
    Kaçmaya mı kalkıştı, ne oldu...
    Evet, ne oldu da aylar önce tahliyesine karar veren mahkeme tarafından yeniden tutuklandı...
    Yeni deliller bulundu dediler...
    CMUK böyle bir gelişmeye olanak sağlıyor ki uygulanıyor. 
    Peki, bu uygulama yerinde mi?
    Onu hukukçular bir kez daha iredelemeli... Zira yargılama sürecinde yanlışlar yapılırsa yurttaşın yargıya güveni azalır, hatta tamamen biter. Bu ruh halinin getireceği umutsuzluk "Adalet yok"düşüncesiyle hamur haline gelince de toplumsal sorunlar daha vahim hal alabilir.
    *
    Başbuğ'un tutuklanmasına ilişkin çeşitli sorular soruluyor, değerlendirmeler yapılıyor...
    Bazıları şunlar:
    -İlker Paşa terör örgütü lideri ilan edilirse, TSK'da terör örgütü ilan edilmiş olmaz mı?
    -Erdoğan'ın ifadesine göre Paşa, iki yıl boyunca başbakanın yakın çalışma arkadaşıydı; her şeyden haberi olabilen Tayyip Bey'in bu terör örgütünden nasıl bilgisi olmadı?
    -Terör örgütü lideri, terörle mücadele eder mi?
    -Silahlı terör örgütünün lideri Başbuğ ise militanları nerede, kimler?
    -Hem Cumhurbaşkanı, hem Başbakan, İlker Başbuğ ile defalarca görüştü ve brifing aldı. Nasıl oldu da Paşa'nın terör örgütü lideri olduğunu fark etmediler. 
    -Devlet Bahçeli'nin sorduğu gibi, eğer Başbuğ teröristse İmralı'da yatan bölücü örgütün başı olan 35 bin insanın katili nedir ve hangi suçtan müebbete mahkûmdur? 
    -İlker Başbuğ, AKP Hükümeti'nin onayıyla Orgeneralliğe terfi etti, Kuvvet Komutanlığına getirildi ve Genelkurmay Başkanı yapıldı. O süreçte terör örgütü kurduysa yakasına yapışılmadı da emekli olması beklendi? 
    Kim bilir kafalarda dolaşıp duran ve cevap bekleyen daha nice soru ve değerlendirme vardır...
    *
    Son gelişmeler üzerine yargılama usulüyle egemen hukuk anlayışı, yeniden tartışılır oldu. 
    Şayet 12 Eylül referandumuyla bunlar çözülmüş, yargı ileri demokrasi kavramına uygun ve çağdaş hale getirilmiş olsaydı ne bu tartışmalar alevlenirdi, ne de yanlışlarla dolu bugünkü hukuk anlayışı toplumun ensesinde Damokles'in kılıcı gibi sallanırdı...  
    İstenilen atla deve değil; tarafsız ve herkese eşit uzaklıkta bulunan bir hukuk mantığı...
    İktidarların borazanını çalma olanağına sahip bir hukuk anlayışından kurtulmamız gerekiyor. Yanlı kullanılmaya teşne hukuk anlayışı, çağdaş ve evrensel hukukun normlarını ortadan kaldırmaktadır ki bizi lekeleyen ve dünyanın gözünden düşüren de işte budur!
    *
    Referandumda, iktidara yandaş olma bilinciyle verilen "Evet" oylarının yargıda yenilik sağladığını söylemek mümkün değil. Aksine "Evet" oyları, hukuk anlayışının ve yargı usulünün deforme olmasını, yani mevcut formun bozulmasını sağladı. Bugün çekilen sıkıntı o oyların eseri!
    Sonuç?
    Onu da Bahçeli pek güzel anlattı:
    -Siyaseti kutuplaştıran, toplumsal kasvet ve çatışmadan beslenen hükümet, ülkemizin en büyük sorunlarından biri...
    Ben de ekleyim:
    -Temeldeki birinci sorunumuz!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.