Ergun Kaftancı

Ergun Kaftancı

ACI ÜSTÜNE ACI

    TERÖR karşısında ne yapılması gerektiğini nihayet anladılar. On yıldan beri iktidarda olan siyasal anlayış, ülkeyi terör belasından "ileri demokrasi, açılım, geniş özgürlük" gibi diline yapışmış sözcüklerle kurtaramayacağını gördü ve hızlı hareket etmeye başladı...
    "Günaydın beyler" demekle yetiniyor, bu acılı günlerde fazla bir şey söylemek istemiyorum. 
    Yalnız, sesini, üslûbunu, düşüncelerini ve evşen tavrını itici bulduğum bir AKP'linin "Terör bataklığını kurutmak yani onu meydana getiren sebepleri ortadan kaldırmak lâzım sözünü geç kalmış bir ikrar da olsa, ibret teşkil etsin diye sütunuma alıyorum...
     Buna da şükür; iktidar bu noktaya gelmeseydi de daha yıllarca lâfla durumu idare etmeye kalkışsaydı, millet olarak ne hale düşerdik...
     İnsan, düşünmek bile istemiyor
     *
     Terörü yok etmek için yaptığımız askeri harekâtlara koşut olarak, ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda da girişimlerde bulunmamız gerektiğini düşünüyorum. 
     Zira silahın, bir başına terörü sonlandıramadığını gördük...
     "Bitti" dediğimiz anda yeniden başladı... 
     *
     Geriye dönüp bakın; 2002'den bu yana, terör kaynaklı eylemlerin ve saldırıların "Giderek" çoğaldığını göreceksiniz. 
     Bunun nedeni açık ve net; zamanında harekete geçip diğer alanlarda yaratılmış olumsuz koşulları yok edemedik...
     Yok edebilseydik terör, tırmanacak güç bulamayacaktı. 
     İhmalimiz ve idraksizliğimiz ekonomik, sosyal ve kültürel yanlışların sürmesini sağladı...Terörist çete de de bu durumu fırsat bildi ve üzerimize doğrulttuğu silahını, yanlışımızla yan yana kullandı.
     Asıl vurgulamak istediğim işte bu basiretsizliğimiz!
     *
     Terörle kaybettiklerimizin acısı dinmeden Van ve çevresinde meydana gelen depremde kaybettiklerimizin acısı yüreklerimizi dağladı. Hayatını kaybeden yurttaş sayısı belli değil; enkaz altında kaç yurttaşımız var, kaçı sağ, kaçını yitirdik herhalde ileleyen saatlerde netleşecek.
     Kurumlarımız, kuruluşlarımız ve milletimiz bütün imkânlarını bölgeye sevketti. Maddi ve manevi yardımlaşma içindeyiz; bu acıyı da birlikte bastıracağız. 
     Deprem bir doğa olayı, çok yaşadığımız için acısını biliriz; sadece kentimiz değil ülkemiz de neredeyse bütünüyle deprem kuşağında olan bir coğrafyanın üzerinde. Bu doğa olayına yabancı değiliz. O nedenle hepimizin yüreğinde aynı acı var. 
     Bizi bölmek, etle tırnağı birbirinden ayırmak isteyen hastalıklı idraklere Yüce Yaradan deprem âfetiyle bir gerçeği göstermiş olmasın..
     Bölücüler, üstlendikleri terörün ciddi bir dayanağı olmadığını, yaşanan şu dayanışma sayesinde inşallah görmüştür. 
     Anadolu'da yaşayan her yurttaşın bir diğeriyle, birlik ve beraberlik içinde olduğunu, birlikte üzülüp birlikte sevindiğini, bir lokma ekmeği bölüştüğünü, aynı havayı soluduğunu ve aynı haklara sahip olarak yaşamayı seçtiğini, kimse görmezden gelmesin ve artık bu kardeşliği bozmaya da kalkışmasın. 
     BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile Genel Başkan Yardımcısı Gülten Kışanak Türkiye'nin dört bir yanından gelen yardımlarda kardeş kokusu ve kardeş selamı bulduklarını söyleyerek gerçeği geç de olsa görüp idrak etmiş oldular... 
     O nedenle bu siyasetçilerin önemli bir mesafe aldığını söylemek mümkündür...
     *
     Farklı etnik köklerden de gelsek, birlik, beraberlik ve kardeşlik örneği veren bir millet olduğumuzu dünyaya göstermiş bulunuyoruz. 
     Anadolu'da yaşamak, insan için ne büyük mutluluk! 
     Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin yurttaşı olmak ve "Ne mutlu Türk'üm" diyerek bunu ifade etmek ne büyük bahtiyarlık!
     "Ne mutlu Türk'üm" demenin insanların etnik özelliğini ortadan kaldırmadığını görsünler ve anlamsız yere Türk ve Türkiye düşmanlığı yapmasınlar
     *
     Yabancı ülkelerden yardım önerileri geliyor; ilk yardım eden ülke Azerbaycan. Azeri kardeşlerimiz ellerinden gelen yardımı bölgeye akıtıyor...
     Keza depremden kısa süre sonra, Pakistan Kızılay'ı da yardım göndermeye başladı... 
     Dünyanın pek çok yerinde yardım kampanyaları başlatıldı. Amerika'daki Türkler hızlı biçimde organize oldu ve para yardımı için harekete geçti. 
     Avrupa'daki Türk Kuruluşları da kampanya başlattı...
     Bu acıyı birlikte dindireceğiz ve âfetzede halkımızı inşâllah daha güzel günlerde yaşama olanağına kavuşturacağız...
     Çünkü bu ülke de, insanlık değerleri de hepimizin!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.