YASAKLAR YASAKLAR

Artık futbol maçlarına giden taraftarlar siyasi içerikli slogan atamayacak. Eğer gaflete düşer de siyasi içerikli sloganları hep bir ağızdan söylerlerse yandı gülüm keten helva.

Stadyumlara konulacak kameralarla bu vatan ve millet düşmanı taraftarlar tespit edilecek ve haklarından gelinecek elhemdülillah. Tabi burada çetrefilli bir durum var. Siyasi içerikli slogandan ne kastediliyor. Daha açıkçası hangi siyasi görüş, hangi parti hangi siyasetçiler olacak ki ceza verilsin. Siyasi kelimesinden ne kastediliyor açıklama yok. Ama aklımıza şöyle sorular geliyor:

Mesela Kemal Kılıçdaroğlu veya Devlet Bahçeli ile ilgili eleştiri veya hakaret içerip Başbakanı destekleyen bir tezahürat yapılırsa yine cezai işlem yapılacak mı?

Mısır’da yaşanan olayları taraftarlar protesto ederse bu da siyasi tezahürat sayılacak mı? Sayılacaksa Rabia işareti yapan Emre Belözoğlu’na ne ceza verilecek?

Bizim anladığımız burada kollanmak ve korunmak istenen direkt Başbakan olacak gibi. Mesela Spor Bakanı Suat Kılıç veya AKP’nin ikinci adamı ve ülkemizin yetiştirdiği büyük devlet adamı Hüseyin Çelik’e hakaret edilirse de bir şeyler yapılacak mı?

Gezi Parkı protestolarına katılanları “Gezi Zekalı” diyerek aşağılayan ve tahkir edenlerin etkisinde kalarak bu eylemlere katılanları protesto edip küfürler savuran taraftarlar olursa ceza alacaklar mı yoksa kulüpleri desteklenecek mi?

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’a bazı statlarda koro halinde küfürler ediliyor. Aziz Yıldırım’ın suçu siyasetçi olmamak mıdır? Aziz Yıldırım’a hep beraber küfür ve hakaretler eden taraftarlar veya yöneticilere ne yapılacak?

Şakası bir yana spor seyircilerine balans ayarı yapmak ne kadar doğrudur tartışılır. Her fırsatta demokrasi diyenler demokratik bir hak olan protestodan neden korkarlar anlamış değilim. Üç, beş, on bin kişi bir araya geldiğinde eğer seni hep bir ağızdan protesto etmeye başladılarsa, senin de durup düşüneceğin şeyler olmalı. Ben neyi yanlış yapıyorum diye.

Aklıma nereden geldiyse Adnan Menderes döneminin sonlarına doğru kurulan “vatan cephesi” geldi. O nedir diye sormayın başlı başına bir yazı dizisi olur. Ama Başbakan’ın hoşgörüsünün, iyi niyetinin artık iyiden iyiye azaldığı, eleştirilere karşı tahammülsüzleştiği ve daha önemlisi ben merkezli düşünmeye başladığı da gözlerden kaçmıyor. Kibir demek haksızlık olabilir. Ancak bu kadar başarılı olmuş ve Türk siyasi tarihine damga vurmuş bir kişi olarak Başbakan’ın bana göre biraz kendi özeleştirisini yapması gerekiyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.