ŞÜYU’U VUKU’UNDAN BETER

Yine çok yoğun bir haftayı geride bıraktık. CHP’de yaşanan hadiseler yine ülkede kıyametin kopacağı bazı hususların üzerini örttü gitti. Aslında son yazdığım konudan bahsediyorum. Aysel Tuğluk İmralı dönüşü ayaküstü gazetecilere sıcağı sıcağına beyanat verdi. Malumunuz önemli bir de laf etti ki, işte bu laf sanki biraz güme gitti. “Diyalogdan müzakere aşamasına geçilecek” dedi. İşte kıyameti koparması gereken söz buydu. Ancak ülkemiz insanlarının demokratik tutumları ve hoşgörüsü (!) o kadar gelişiyor ki kimseden tık çıkmadı. Kimse bu lafı alıp uzatmadı, ne demek bu kendinize gelin demedi. Bu ülkenin insanının daha önce bir yazımda ifade etmiştim, adeta sinirleri alınmış, refleksleri köreltilmiş. Hiçbir olumsuzluğa tepki vermiyor “Devlet eşkıya ile pazarlık edecekmiş” Bana ne, ne yaparsa yapsın deyip geçiyor.
Bir sabah uyandığımızda Türkiye Cumhuriyeti bölündü haberi ile karşılaşsak sanki kimse umursamayacak. “İyi oldu en azından artık anneler ağlamayacak” diye sevinecek hale getirildik. Taksimin ortasında canlı bomba patladı herkes bunu kimin yaptığını tahmin etti ve tahminler de doğru çıktı. Ancak bazı basın yayın organları tıpkı Reşadiye olayında olduğu gibi bu eylemin PKK eylemi olmadığını derin güçlerin (artık kabak tadı verdi) provokasyonu olduğunu iki gün boyunca utanmadan sıkılmadan yazabildiler. (14.12.2009 tarihli PKK eylemi Üstlenince Moraranlar yazımıza bakabilirsiniz) Çünkü Terör Örgütü eylem yapmayacağına söz vermiş, bu saftirik gazetecilerimiz de inanmışlar. Adı üzerinde terör örgütü, yani kanunsuz bir yola girmiş halen kan dökmekte olan bir örgütten söz ediyoruz. İllegal bir örgütün sözünü legal görmek saflık değil bizatihi aptallık değil midir? Bunları söyleyenlere dikkat edin hayatlarında terör nedir terörist kimdir ne amaç güderler, niçin kurulur nereden beslenir, niye beslenir bilmeyen kişilerdir Ellerine kalem tutuşturulmuş yazıyorlar çünkü onları basacak gazeteler var işkembeden atıp tutmak için hazır televizyonları da var konuşuyorlar. Aslında onlara çok görmemek lazım 30 yaşlarına kadar aynı basmakalıp eserlerle büyüyen ve genç yaşlarında kafalarına bir sürü dogmatik fikirler doldurulmuş insanlardan bundan başka ne beklenebilir ki. 
Şimdi bu kişiler benzeri yazı ve tavırlarıyla vatandaşın bilinçaltına bazı enjeksiyonlar yapıyorlar. Şöyle ki: Aslında PKK eylemlerini bitirecek ama Türkiye’de bazı derin yapılar buna izin vermiyor. Eğer Terör örgütü legal zemine çekilirse Türkiye’nin önü açılacak, Dünyanın ekonomi büyüklüğü açısından ilk 10 devleti arasına gireceğiz. Devlet gerekirse eşkıya ile görüşebilir, zira Osmanlı da bunu yapmıştır, biz yapsak ne olacak, gibi bir takım telkinler ortaya çıkmaktadır. Halk da bu yoğun medya taarruzu karşısında bunların hepsine inanmasa da Bunların bir kısmına acaba, neden olmasın diyerek inanmış durumdadır. Başka bir şekilde söyleyecek olursak artık bir kısım insanımız “vatandaşın anası ağlayacağına memleketin anası ağlasın” demektedir ama bunun bilincinde değildir, gidişatın nereye olduğunun farkında değildir. 
Bir devlet kendi vatandaşları içerisinde bulunan çeşitli ırk, din, dil, mezheplere mensup insanlarına kanunlar çerçevesinde çeşitli sosyal, siyasi hukuki vs. haklar tanıyabilir. Bunda bir beis yoktur. Hatta bu farklı unsurlara mensup olan kişilerle veya bunların yönettiği sivil toplum örgütleriyle, kurdukları siyasi partilerle konuşup görüşebilir Ancak bu hakları vermek için veya hangi haklar verilmelidir konusunda terör örgütü yöneticileriyle diyalog demeyelim de diyalog kurulması izlenimi yaratmak diyelim, ne demektir?
Türkiye Cumhuriyeti gibi büyük bir devletin böyle bir sürece gireceğine ben zerre kadar ihtimal vermiyorum. Ancak bizde bir laf vardır “Şüyu’u vuku’undan beter” diye. Yani olay meydana gelmemişse bile böyle sözlerin, dedikoduların yayılmasının milleti derinden üzdüğü de bir hakikattir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.