Sosyal Devlet Dediğin

Yaklaşık 1 haftadır memlekette beyaz eşya dağıtımıyla ilgili tartışmalar sürüp gidiyor. İktidar "bu yardımlar sürekli yapılıyor, yeni değil" derken muhalefet ise yerel seçimler öncesi bu yardımları siyasi rüşvet olarak değerlendirip şiddetle eleştiriyor.

              Dağıtımı yapan Valiliğe bağlı Sosyal Yardımlaşma birimi. Onlar ihtiyaç sahiplerini çeşitli yöntemlerle ! tespit ediyorlar ve malzemeleri bu muhtaçlara veriyorlar. Böylelikle Türkiye Cumhuriyeti Sosyal Devlet olma özelliğini muhafaza edilmiş oluyor. Tabi aynı zamanda kirli çamaşırlara- bulaşıklara, kokmuş yiyeceklere karşı da bu insanları ve memleketi müdafaa etmiş oluyorlar.

              Tunceli de yapılan yardımın uhreviyetinden, mânâ ve ehemmiyetinden maalesef muhalefet bihaberdir. Muhalefet partileri bu beyaz eşya dağıtımının, ne kadar manevi bir mükafatı olduğunu bilselerdi kesinlikle itiraz etmezlerdi diye düşünüyorum.

              Bu bakımdan muhalefete bir faydası olması açısından bu yardımların erdem ve fazileti hakkında bir şeyler söylemek bize düşer, diye düşünüyorum.

              1- İlk olarak yardım denilince akla neden hep para ve gıda yardımı geliyor. Bunların dışında yardım olmaz mı? Olur efendim neden olmasın. Ama muhalefet Partilerinin üyeleri genellikle açgözlü ve boğazına düşkün kişiler oldukları için olmalı ki, akıllarına yardım deyince para ve yiyecek geliyor. Biraz geniş düşünsünler lütfen.

              2- Muhtaç olana para verdin, gitti et, süt, vs. aldı, veya sen bunları ona verdin. Peki adamın evinde ya buzdolabı yoksa. Anladınız siz onu. Yaptığın yardım, verdiğin para çürüyüp çöpe gidecek. Bunda anlamayacak bir şey yok sayın muhalefet. Tunceli yardımının açılımı şöyledir: Sayın ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza yiyecek yardımı yapmadan önce yiyeceklerini muhafaza edecekleri dolaplar verilip, bunların içinin yiyecekle doldurulması için de mukabilinde küçük, küçücük bir şey isteniyor.Az veren candan çok veren maldan misali de değil bu istenen. Ne candan gidiyor ne maldan. Sadece insanlık onurundan gidiyor o kadar. Ne mi istiyorlar? Anlayan anlamayana anlatsın.

              3. Adamlara giyecek yardımı yapıyorsun. Yünlü kazaklar, kaşmir atkılar, pamuklular, penyeler, narin gömlekler veriyorsun. Peki evdeki ablalarımız annelerimiz bu çamaşırları leğende elle yıkarlarsa ne olacak. Yünlüler küçülecek, penyelerin rengi solacak. Çocuklar bunlar kalitesizmiş, deyip giymeyecekler. Şimdi Sosyal Devlet anlayışına getirilen yeni açılımla birlikte ne yapıyoruz? Her garip, gurebanın evine bir çamaşır makinesi koyuyoruz. Çamaşırlar beyaz ötesi bir parlaklığa kavuşuyor. Renkli giysilerin renkleri solmadığı için renkli kazaklarını giyen gureba çocukları mutlu, şen, şakrak oluyorlar ve hep bir ağızdan bağırıyorlar: "Padişahım çok yaşa"

              4. Gıda yardımı yapılan evde artık sürekli yemek pişecektir. Şimdi garibanın evinde gazlı ocak ne gezer. Odun ateşiyle yemek pişecek mecbur. Evin hanımı her gün dumanlı ocağın başından kalkmayınca kocalarına " kör olasın herif makarnayı, bulguru sosyal devlet sayesinde hallettin ama bu dumandan gözüm çıktı, bir tüplü ocak alamadın" demeyecek mi? Bu kez garip gureba evlerinde karı koca tartışmaları başlayacaktır. İşte Tunceli örneği bu sorunu da ortadan kaldırıyor. Her eve bir fırınlı ocak kampanyasıyla kadınlarımızın odun ateşi dumanından kör olma tehlikesi ve karı koca kavgalarının yarattığı sosyal huzursuzluklar bertaraf ediliyor. Aileler mutluluğa ve muhabbete kavuşuyorlar.

              4. Sıra bulaşık makinesinde biliyorum, ama onu yazmayacağım. Onun faydalarını da bir zahmet siz düşünüp bulun.

Evet bu faideli ve uhrevi Tunceli yardımlarının fazilet ve erdemlerinden bu kadar bahis yeter. Umarım muhalefet mensupları anlamıştır. Şimdi artık siyasilerin söylemlerinde yenilik yapmalarının zamanıdır. Artık propagandalarda işsizlik, enflasyon, zamlar out oldu. Şimdi trend farklı. Mesela Klima, LCD televizyon, fritöz, Düdüklü veya düdüksüz tencere, yemek odası takımı, küvet ve jakuzi cazip seçim vaatleri olarak değerlendirilebilir. Bizden söylemesi. Adaylara duyurulur.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.