Sekizinci Seçimde de AKP Galip

Sekizinci Seçimde de AKP Galip

30 Mart yerel seçimlerinin sonuçları yapıldı. Bütün partiler bu seçimlerden başarı ile çıktıklarını söyleyip duruyorlar. Vay efendim oylarımız yüzde 1.5 artmış 3.5 artmış diye. Kıvırmanın alemi yok. Seçimin tek galibi var. O da girdiği seçimin hepsinde birinci parti olarak çıkan AKP’dir.

AKP için seçimin birinci partisi olması olağanüstü bir başarıdır. Zira seçimlere 4 ay kala öyle sıkıntılara girmeye başladı ki, başka bir parti olsa bu kadar darbeden ve iddialardan sonra bu oy oranını alması mucizeydi. Düşünsenize 17 Aralık sabahı yaşananları. Ayakkabı kutusunda paralar, para sayma makineleri dört bakanın hırsızlıkla itham edilmesi ve onların çocuklarının gözaltına alınmalarını. Dünyanın neresinde olursa olsun iktidardaki partinin böyle bir durumla karşılaşmasının sonucu, istifa etmek veya seçimlerde hezimet olurdu. Ama AKP kendini ifade etmeyi başardı. İnanırsınız inanmazsınız, bunların komplo olduğunu ortada rüşvet ve yolsuzluk olmadığını bunları yapanların paralel devlet diye nitelendirdikleri  (Gülen Cemaati) bir örgüt tarafından tezgâhlandığını ve bunun da bir darbe girişimi olduğuna insanları inandırdı. Daha sonra ortaya çıkan tapelerin de aynı örgüt tarafından sosyal medyaya sızdırıldığını söyledi durdu. Yerel seçimleri de kim haklı kim haksız halk karar versin havasına sokarak bir referanduma dönüştürdü.

AKP’nin bu yapılanların tezgah veya darbe olduğu iddialarını, muhakkak halk da doğru buldu ki AKP bu oy oranına ulaştı. Demek ki halkın %45’i evet bu yapılanların hepsi hükümeti düşürmeye yönelik komplodur demiştir. Buna saygı duymak lazım.

Peki CHP ile MHP bu süreçte ne yaptı? Herkesin fark ettiği üzere 17 Aralık operasyonu ve sonrasındaki tapeleri görüp işitince mal bulmuş mağribi gibi saldırdılar. Efendim ayakkabı kutusu, evden çıkan paralar deyip koca dört ayı geçirdiler. Boş ayakkabı kutuları seçimlerde muhalefetin en önemli argümanı haline getirildi. Diğer taraftan 12 yıllık AKP iktidarı boyunca zaten proje üretemeyen muhalefet hiç değilse şu operasyona bir destek verelim de bu hükümet gitsin kolaycılığına kapıldılar.

Mesela Türkiye Cumhuriyetinin başbakanının telefonlarını dinleme ve bunları ortalığa yayma cür’etini gösterenleri hiç suçlamadılar. Başbakanın konuşmalarında kendi şahsı açısından suç unsuru teşkil edecek ifadeler olabilir. Ama Başbakan’ınTürkiye Cumhuriyeti için uluslararası öneme haiz, mahrem konuşmalarının da olabileceği hiç mi akıllarına gelmedi? Dışişleri bakanının odasının dinlenmesi hadisesinde de aynı tavırları devam ettirdiler. Bu düpedüz casusluktur dahi diyemediler.

Kısacası ne CHP ne de MHP bu telefonları dinleyenlere bütün seçim kampanyaları boyunca bir tek laf etmediler. CHP zaten telefon dinleyicileri ile ittifaka girmişti bu ayan beyan ortada idi. Ama MHP’nin bu suskunluğu niyeydi anlayamadık. 2011 seçimlerinde MHP’ye kaset tuzağını hazırlayanlar, Genel Merkezinin önünde, ortam dinlemesi yapan siyah minibüsteki adamlar, anayasa referandumunda eski ülkücü diye ekranlarına çıkardıkları kişilerle MHP’yi baltalamaya çalışanlar, aynı yapının elemanları değil mi? Bunu bile bile bir tek laf etmemek ne demek. Yarın MHP iktidara gelse ve bu paralel denen yapı aynen devlet içerisinde kalsa sana neler yapar hiç düşündünüz mü diye sormak lazım, MHP idarecilerine.

İşte MHP ve CHP’nin göremediğini millet sahip olduğu basiret ve ferasetiyle gördü. Bu vasıflara sahip olmak için diplomaya falan da gerek yok. (Bunu söylememin sebebi özellikle CHP’lilerin AKP seçmeni ile ilgili söylediği sözlerdir).

Şunu da unutmamak gerekir ki AKP’ye oy veren seçmenlerin belediye başkan adaylarına (veya milletvekili adaylarına) yeteneklerinden dolayı oy verdiği falan da yok. AKP seçmenlerinin büyük çoğunluğu AKP adaylarını hiç incelemiyor ve doğrudan doğruya Recep Tayyip Erdoğan’a oyunu veriyor. Bu durum herkesin malumudur.

Herkesin malumu ama evinin önüne dikenli çalı ekerek geçecek koyunların sürtünerek yünlerini toplayıp zengin olmayı bekleyen Nasrettin Hoca’ya benzemeye başlayan, CHP ile MHP’nin de malumu olması gerekmez mi? 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.