Sebze Hali Esnafı Dertli

Mahalli kanallardan birini seyrederken takıldım kaldım. Sebze Hali esnaflarının sorunlarını anlatan bir program gösteriliyordu. Hal esnafları ile röportajlar yapılıyor. Esnaflar ağız birliği etmişçesine işlerin iyi olmadığını söylüyor ve en önemli sebep olarak da kayıt dışı satışlar ve bazı ulusal marketlerin sebze ve meyveleri başka şehirlerden getirmelerini söylüyorlardı.

Ulusal marketlerin başka illerden sebze meyve getirip satması sorununun geniş kapsamlı genel bir sorun olduğu belli. Bu sorunun halledilebilmesi ülke çapında bir girişimi gerektiriyor ve bakanlıklar nezdinde epeyce bir çaba sarf edilmesi lazım. Ancak diğer sorun halledilmeyecek bir iş değil. Fakat sorun Elazığ’da yaşanıyorsa elbette hemen çözülmez bir hal alıyor, neredeyse trajik-komediye dönüşüyor.

Düşünüyorum da hal esnafı başından sonuna haklı. İnsan ne diye sebze halinde esnaf olmak ister? Toptan sebze meyve satmak için değil mi?

Ama müşteki esnaf ne diyor bakın. “Adam berber, kapısının önünde üzüm satıyor. Bir diğeri kasap dükkanın önünde satılık domatesler biberler. Dükkan elektrikçi dükkanı ama kenarda kasalar içerisinde şeftaliler var satılık”. Diğer bir benzer şikayet de özellikle neredeyse her karaçalı çeşmesinin etrafında oluşan köy pazarlarından. “Buralarda da köylüler traktörlerine yükledikleri sebze-meyveyi satıyorlar ne denetleyen var ne de engel olan

Mesele şu: Adam berber ama bahçesindeki üzüm bağından topladığı üzümün yiyeceği kadarını ayırdıktan sonra geri kalanını kasalamış, misal iki kasa olmuş onu da götürüp dükkanının önüne koymuş satayım demiş Bir diğeri şeftalisini bir diğeri domatesini aynı şekilde satmaya çalışıyor.

Bir diğeri köylü; mahsulünü sebze haline götürürse ucuza gidecek düşüncesiyle kendisi satmayı düşünüyor. Karışanı engelleyeni olmadığı için bunu da belirli yerlerde rahatlıkla yapıyorlar.

Şimdi ne var bunda diyebilirsiniz. Ama kazın ayağı öyle değil. Buna müsaade edilirse manav benim dört keçim var onları kestim dükkanımda satıyorum demeye başlarsa ne olacak. Kasap da benim otomobil yedek parçası üreten bir fabrikada hissem var bu eksozları dükkanın önünde satıyorum ne var bunda kardeşim demeyecek mi?

Bu örnekleri uzatmak mümkün.

İşte kanunlar, nizamnameler, yönetmelikler bunun için yapılmıştır. Kimse kimsenin hakkını yemesin, kimse kafasına göre hareket edip başkalarının hakkını gasp etmesin, huzurunu kaçırmasın diye. Kanunlar yapılır ve uygulamaya konulur. Devlet, bu kanunların uygulanmasını, denetlenmesini de yetkili bir takım resmi makamlara verir.

Tabir-i caizse bu makamlara da der ki: “ben bu kanunları yaptım ve uygulamaya koydum. Senin görevin bu kanunları ve yönetmelikleri koruyup uygulamaktır. Eğer sen bu görevi yapamazsan seni mesul tutar gerekirse sana ceza veririm”.

Şimdi başa dönelim.

Berber üzüm satıyorsa bunu kim engelleyecek? Belediye.

Terzi domates satarsa kim engelleyecek? Belediye.

Köylünün köşe başlarında değil kalite, fiyat denetimi bile olmaksızın keyfine göre satış yapmasını kim engelleyecek? Belediye Vs. vs.

Niye belediye çünkü bu konuda devlet, denetleme sorumluluğu ve yetkisi belediyelere verilmiş.

Peki sebze halini, esnafını kim denetler? Belediye.

Bu esnaf grubundan değişik isimlerle bir çok vergiyi kim alır? Belediye.

Hal’deki dükkanları kim yapar, kim kiraya verir? Belediye

Hadi şimdi bir soru daha. Sebze Hali Esnafının sorunlarını kimin çözmesi lazım? Yine Belediye.

(Şimdi “Peki Belediyeyi kim denetleyecek”? diye bir soru ortaya çıkıyor ki bu konuya hiç girmeyelim)

Peki, Elazığ Belediyesi hal esnafının bu sorunu çözmüş mü? Ben bir şey demeyeyim. Siz bu yazıyı okuduktan sonra lütfen çevrenizi şöyle biraz dikkatle kolaçan edip kendiniz bakın ne göreceksiniz.

Ben üretici malını satmasın demiyorum. Ancak her işin bir kanunu nizamı var. Onlar fiyatını az bulsalar bile mahsullerini hal’e getirecek ve hal esnafına satacak. Hal esnafı da bu mahsülü tüketiciye ulaşması için manava, pazarcıya veya market işletmecisine satacaktır. Bunu ben demiyorum kanunlar yönetmelikler diyor.

Çöpünü ortalığa saçan mesken sahibine ceza kesiyorsun, eyvallah. Su saatini okumak için memur göndermediğin halde gecikme zammı farkı alıyorsun eyvallah, emlak vergimizi ödemezsek de ceza kesiyorsun, ona da eyvallah.

 Ama kaldırım işgali yapanı engelle ona da ceza kes. Ama kayıt dışı satış yapanı da engelle ceza kes. Ama beş kata müsaadeli mevkiye sekiz kat çıkan müteahhide de ceza kes. Bu haksızlıkları engelle ki bu şehirde sosyal barışı sağlayasın insanlar senin adil olduğuna inansın. Kimse haksızlığa uğradım demesin.

Eğer yukarıda anlattığımız hal esnafının uğradığı haksızlığa da göz yumarsanız, Hal Esnafı, Mersin’den getirdiği hıyar’ı, marul’u, ıspanağı hale giriş yapmadan, karaçalı çeşmelerinin etrafında perakende satmaya başlar, siz de belediye olarak değil hayt huyt edip kontrol etmek, gık bile diyemezsiniz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.