RÜZGAR EKEN FIRTINA BİÇECEK HALİYLE

Bütün okuyucularımıza yeniden merhaba diyoruz. Nitekim yaklaşık bir aydan beri sitemizde meydana gelen bir aksaklık yüzünden ayrı kaldık. Bu zaman içerisinde sağ olsunlar birçok dostumuz arayıp bu durumun neden kaynaklandığını sordu. İşin doğrusu ben sitemizin bu kadar yaygın bir şekilde okunduğunu veya takip edildiğini tahmin etmiyordum. Bundan dolayı gerek sitemizi takip edenler gerekse naçizane yazılarımızı okuyanlara sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.
Aradan bir ay geçince gerek ülke gerek yerel gündemde yine birçok konuyu tartıştık durduk. Ancak en can alıcı konunun şüphesiz “çift dil” meselesi oldu. Malum genel seçime yaklaşık 6 ay kaldı, artık siyasi partilerde gerekli pozisyonlarını alıp kozlarını oynamaya başladılar.
Netice itibariyle takip ettiğiniz gibi BDP’nin ortaya attığı iki dil meselesi aslında AKP için bir zokaydı. Nitekim AKP bu zokayı hemen yuttu gibi görünüyor. Bu nereden çıktı derseniz izah edeyim. BDP’nin oy aldığı bölgelerden kendinden sonra en çok oy alan partinin AKP olduğunu herkes bilir. Şimdi BDP’nin bu manevrası karşısında AKP ne diyor bir bakın: AKP buna şiddetle karşı çıkıyor, hatta bu karşı çıkışta liberal düşünceleriyle tanınan ve Başbakana çok yakın olduğu bilinen bazı AKP’li politikacıların görüşleri milliyetçi bir tavır sergiliyor. Aslında böyle de davranmak zorunda çünkü aksi halde büyük oy kaybına uğrayabilir. İşte bu karşı çıkışları BDP çok iyi kullanıp kendi tabanına “oy verdiğiniz AKP’ye bir bakın bunlar aslında sizin anadilinizi konuşmanıza dahi tahammül edemeyen faşist, şovenist bir parti” demeyecek mi? Diğer siyasi partileri Sivas’ın doğusuna gidememekle itham edip küçümseyen AKP’nin işi bölgede bu kez zor gibi görünüyor.
Çift dil ve özerklik konusunda hükümet istediği kadar efelensin artık nafile BDP’li belediyeler tabelalarında çift dil uygulamasına geçti bile. Niye geçmesinler ki. Ülkede demokrasi var nasıl olsa. (Bu demokrasi artık ne menem bir şeyse) çift dil demokratik bir talep olduğuna göre mecburen olacak diyorlar herhalde. 
Aslına bakarsanız bu tartışmaların yapılması için uygun ortamı hazırlayan yine AKP değil mi? İktidara geldiği günden bugüne, demokrasi, liberal düşünce, insan hakları diye diye ülkeyi bugünlere getirdiler. Şımarttıkları kesimler şimdi karşılarına çıkıp kendilerine zorluk çıkarınca bu kez efeleniyorlar. Sanki Türk Bayrağını tahrik unsuru haline getiren başkalarıymış gibi, sanki Türk olmayı ayıp sayanlar başkalarıymış gibi, sanki Türklüğü ayıp Kürtlüğü meziyetmiş gibi gören başkalarıymış gibi davranıyorlar. Atalarımız ne güzel demiş “Rüzgar eken fırtına biçer” diye.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.