ÖLÜMÜ GÖSTERİP SITMAYA RAZI ETMEK

Zonguldak’da grizu patlaması oldu onlarca maden işçisini kaybettik ve sonuçta teşhis konuldu: Kader..
Antalya’da tur otobüsü kaza yaptı onlarca turist hayatını kaybetti sonuç o da kader. 
Geçen aylar içerisinde iki ayrı maden kazası olmuştu, o zaman o da kader. 
Tarım işçileri traktör römorkunda taşınırken kaza olur, onlarca insan hayatını kaybeder o zaman bu da kader.
Güvenlik güçlerimiz teröristlerle mücadele ederken şehit olur, o da kader. 
Tabi maden işçiliği yaparken ölümü göze almışsın demektir. 18 saat aralıksız araç kullanmak zorunda kalır kaza yaparsan büyük ihtimalle kaza yapıp öleceğini bilmektesindir. Askerlik polislik mesleğini seçersen ölüm senin en yakın arkadaşındır. Bunu kabul ederek bu mesleğe giriyorsun zaten.
Peki nasıl iş bu. İşi madencilik olmayan firmalara kömür madenlerini ve binlerce işçinin hayatını teslim ediyorsun. Adamların ellerinde metan gazı ölçecek aletleri dahi yok. Bu ülkede tüneller kazıp dinamit patlatarak halen maden çıkarılıyor. Boş kuyularda bile metan gazı birikir, kömür madeninde ise Allah Kerim parolasıyla işçiler çalıştırılıyor. Hem de 600-1000 lira arası bir ücretle. Avrupa’daki maden işçilerinin ücretleri ise bizdekinin neredeyse 3-4 katı. Ama hiç biri sebep teşkil etmez sebep bellidir: Kader
Maden işçisi bu komik ücretle yerin yüzlerce metre altından kömür çıkarmaya çalışırken, Antalya’da kaza yapıp hayatını kaybeden şöförün bu işçilerden bir farkı var mı? O da neredeyse aynı ücretle günde 18 saat işverenleri tarafından direksiyon sallamaya mecbur bırakılıyor. 
8-9 yıl önce bitme noktasına gelmiş olan terör son yıllarda yine canlandı. Kahpe tuzaklarla güvenlik güçlerimizi şehit etmekteler. Peki bu terör sadece silahla mı önlenir. Herkesin cevabı tabiî ki hayır olacaktır. Ben de biliyorum. Ama bu ülkede etnik ayrımcılığı sürekli körüklersen, terör örgütüne destek olanları ve üyelerini koruyup kollar muhatap alırsan sonu bugün gelinen nokta olmaz mı?
O halde şehitlerimizi toprağa verirken, silahlı çatışmanın sonunda ölüm ihtimali zaten yüksek olur,kaderi böyleymiş diye mi düşüneceğiz. Yoksa acaba bu şehitleri vermemek için neler yapmalı, acaba biz de bir yerlerde hata mı yapıyoruz diye, kendimize sormamız gerekmiyor mu?
Aslında kader bu ülkede çoluğunu çocuğunu geçindirebilmek için 3-5 kuruşa yerin yüzlerce metre altında ölümü göze alarak çalışmak olmuştur. Kader bu ülkede hiçbir sosyal güvencesi olmadan güneşin altında saatlerce tarlalarda 3-5 kuruşa çalışmak olmuştur. Bu paragrafı siz örnekleri çoğaltarak uzatabilirsiniz. Fazla uzatmama gerek yok.
Karl Marx Kapitalizmi eleştirirken “bu düzende sermayenin oluşturulması için sömürü düzeni yaratmak şarttır” demişti. Şimdi düşünelim, 500-600 lira ücretle bir ev nasıl geçinir. Geçinemez çünkü mümkün değil. Peki nasıl oluyor bu ülkede bu ücretle milyonlarca aile geçim ediyor. Cevap basittir “ Ölümü gösterip sıtmaya razı ediyorlar. Buna da şükür deyip geçeceksin başka şansın yok. Bir de şöyle düşünün bu parayı verip çalıştırılan işçilerin yerine köle getirip bedava çalıştırsan aşağı yukarı yine işçiye verdiğin ücret kadar masrafın olur. O halde bu durum sömürü değil de nedir. Ülkeye katma değer yaratacağız diye insanlarımızı bu ağır şartlar altında düşük ücretlerle çalıştırmak zorunda mıyız?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.