O şimdi başpehlivan

TBMM Başkanımız Kartalkaya’dan beyan ettiler ki,” Başbakanımız başpehlivan gibi maşallah, bu yıl üçüncü seçime girecek ve bunu da kazanıp üç seçim üst üste kazandığı için altın kemerin sahibi olacak”.
Malumunuz bilirsiniz, Kırkpınar güreşlerini üç kez üst üste kazanan pehlivan, altın kemerin de sahibi olur. Üç kez kazanmaktan kastedilen bu ama daha ilginci Başbakana başpehlivan benzetmesi. Şah’tı, sultan’dı, padişah’tı, İslam Aleminin lideriydi derken Devletimiz protokolünün ikinci isminden başpehlivan benzetmesi geldi. Artık sıra Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç ve Cumhurbaşkanımızda. Onlar da artık başbakanımıza uygun bir unvan bulurlar herhalde. Gerçi geriye başka bir şey kalmadı. Bizim tavsiyemiz İmparator, Halife, Emirü’l- Müminin, Cihan Sultanı, Zülkarneyn gibi ünvanlar kullanılabilir. Tabi eğer yeterli bulurlar ise. 
Başbakanımıza bu ünvanları layık görmek bence yeterli değil. Bunun için de Devlet bürokrasisinde değişikliğe gidilmeli. Mesela Başbakanımızın adının geçtiği cümlelerde isminin zikredilmesinden önce ve isminin yazılacağı belgelerde isminden önce şöyle unvan ve lakaplar sayılmalı: “…Ben ki Sultan-ı Selatin-i Şark u Garb sahib kıran memalik-i Rum ve Acem, Sultan-ı Memalik-i İslamiyye…”, …Başkanü’l-Projei’l-kebiri’l-şark…”. Hatırladınız değil mi? Tıpkı padişah fermanlarında olduğu gibi. Tabi tabi yakışır Başbakanımıza.
Söze pehlivanlıktan başladık yine devam edelim. Er meydanlarında bir de cazgırlar vardır bilirsiniz. Pehlivanları güreşe iştahlandırmak ve ısındırmak için birçok maniler söylerler. Bunlardan en yaygın bilineni ise “alta düştüm diye yerinme üste çıktım diye sevinme” sözüdür. Devamında ise şöyle der: “alta gelirsen apış (kaç) üste çıkarsan yapış”. Yani rakibine üstünlük sağlamışsan sevinme, alta düşeceğin an da olacak diyor ama anlayana. 
Kibir ve gurur hangi dinde hangi gelenekte baş tacı edilmiş ki, bizde de olsun değerli okuyucularımız. Bakın Osmanlıya, cülus merasiminde yeni Padişahı tahta oturturlardı.Amma velakin tahtın yanı başına da bir tabut koyarlardı. Yani “Ölüm de var Padişahım” der gibi. Yine Padişah Cuma selamlığından çıktığında, ahaliden bazıları bağırırlardı “ Mağrurlanma Padişahım senden büyük Allah var”diye. Şimdi sıkıysa biriniz Başbakanımıza Cuma Namazından çıkarken, “Mağrurlanma Başbakanım senden büyük Meclis Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız var”diye bağırsın da göreyim.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.