Necmettin Erbakan'la yeniden

Saadet Partisinde beklenen kongre yapıldı ve eski genel başkanlardan Necmettin Erbakan Genel Başkan seçildi. Tabi arkasından onun 84 yaşında olduğu ve bu yaşta bir insanın parti lideri olarak nasıl bir performans sergileyeceği tartışılmaya başlandı.
Gazeteci Mehmet Barlas’ın yazdığı bir hatırası aklıma geldi. Yıllar önce eski Cumhurbaşkanlarından Celal Bayar’la bir söyleşi yapıyor. Celal Bayar o tarihte 95 yaşında. Söyleşinin bir yerinde Celal Bayar Mehmet Barlas’a “bu noktada anlatacaklarım önemli ve gizli kalacak bir konu lütfen teybi kapat” der. Barlas teybi kapatır. Bayar’ın anlattıkları gerçekten önemlidir. Konuşmanın bu kısmı bittikten sonra Barlas Bayar’a “Efendim bunlar çok önemli bilgiler ve kamuoyunun bilmesi gerekir, lütfen izin verin bunları yayınlayayım” der. Yaşı 95 olan Bayar’ın cevabı ilginçtir. “Evlat ben de biliyorum böyle olması gerektiğini ama ben bunları ileride kitap haline getirip yayınlayacağım” 
Siyasi hırs veya hayata bağlılık dedikleri bu olsa gerektir. 95 yaşında ama ileride bunları kitap halinde yayınlayacağını söylemek. Genç, Orta yaş ve üstündekilere “senin ömrün 90 yıl garanti” desen sevincinden takla atarlar ama 95 yaşına geldiğinde ihtiraslarından dolayı hala kitap yazacağım, şu planları gerçekleştireceğim dersin. Bu insanın fıtratında olan bir husustur.
Sayın Necmettin Erbakan’ı düşünün Türkiye’nin en önemli siyasi hareketlerinden birinin kurucusu. Milyonlarca insanı peşinden sürüklemiş ve siyasi hayatında hep başarılı olmuş Başbakanlığa kadar yükselmiş bir insandır. Yaşı 84 olabilir ama eminim ki şu anda kendini MSP’yi kurduğu yıllardaki Erbakan gibi genç görüyordur. Ne yapacak nasıl yapacak onu zaman gösterecek. Ama çok büyük bir risk aldığı da ortadadır. Siyasetten zorla geri bıraktırıldığında başbakandı. Hepimizin hafızasında öyle yer almıştı. Şimdi işi hayli zor. Türk siyasi hayatının en önemli isimlerinden biri şimdi yeniden sıfırdan başlıyor. Onun bu gayretini ve şevkini gerçekten takdir etmek lazım. Lütfen “yerini neden gençlere bırakmadı, ne işi var o makamda veya koltuğu niye kimseye bırakmıyor” demeyin. Bir siyasi hareketin kurucusu hala hayattaysa o siyasi hareketin doğal olarak da resmi olarak da lideridir. Bir partinin eski genel başkanlarından biri olmak ayrıdır, bir partinin kurucusu ve o siyasi hareketin öncüsü olmak ayrı bir şeydir. Bunu tartışmaya açmak bile abesle iştigaldir. 
Bütün bunlardan dolayı Erbakan’ın genel başkanlığı gayet doğal bir sürecin tamamlanması şeklinde görülmelidir. Bu arada lütfen Necmettin Erbakan’ı Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Turgut Özal, Recep Tayyip Erdoğan gibi liderlerle kıyaslamayın. Erbakan’ın liderliği bu isimlerden farklıdır. Onlar siyasi parti liderleridir, Erbakan Hoca ise siyasi bir hareketin ve siyasi bir kadronun kurucusu ve lideridir. Necmettin Erbakan’ı Türk siyasi hayatında bir liderle mukayese edecekseniz o lider merhum Alparslan Türkeş’tir. Bunun dışındakilerle mukayese ederseniz elma ile armutları toplamış olursunuz.. 
Öte taraftan Saadet Partisinden ayrılanların kendi tercihleridir ama eğer Erbakan’ı beğenmeyip tasvip etmiyorlardıysa bu yeni mi akıllarına geldi? diye insanda şüphe uyanıyor. Bu işin altında yatan sebepler zamanla ortaya çıkacaktır. Saadet Partisi kadroları şimdi daha fazla çalışmak daha şevkle işlerine asılmak zorundalar. Çünkü bu kadrolara güvenip kefil olan ve genel başkanlığa dönen bir Necmettin Erbakan var. Saadet Partisi kadroları Erbakan’ı seviyorlarsa onu mahcup etmemek zorundalar. 
İnşallah Necmettin Erbakan’ın yeniden genel başkanlığından sonra onunla birlikte Türkiye’nin daralmış, güdükleştirilmiş siyasi hayatına yeni bir soluk gelecektir. Biz de buradan Necmettin Erbakan Hoca’ya Türk siyasetine tekrar hoş geldin diyor sağlık ve başarılar diliyoruz. 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.