LAİKLİK ÜZERİNE

Laiklik! Herkesin ağzına pelesenk ettiği bir kelime .  İstediğin gibi kullan. Memleket sana göre, kötüye mi gidiyor. Hemen veryansın etmeye başla. Laiklik elden gidiyor diye.  Bazıları bir şeylerden rahatsız oldu mu o da başlıyor veryansın etmeye. Bu laiklik bize uymuyor istediğimiz gibi ibadet edemiyoruz, bizim dinimizi yaşamamıza müsaade etmiyorlar diye. Peki, bu nasıl iştir. Niye kimse bu konuda halinden memnun değil. Acaba bir yerlerde yanlış bir şeyler mi yapıldı.

            Peki, nereden çıktı bu laiklik. Aslında Avrupa da Reform hareketlerinin başlamasıyla beraber kilisenin veya din kurullarının halkın üzerinde yarattığı baskılardan kurtulma ve özgürleşip çağdaşlaşma hareketlerinin başlaması manasına geliyor. Başka bir deyişle Avrupalı toplumlar için laiklik kelimesinin karşılığı bir anlamda çağdaşlaşmak manasına geliyor. Bu süreç Avrupa da Katolik toplumlarda farklı Protestan toplumlarda da farklı gelişiyor. Katolik Dünyasında yani Fransa İtalya gibi ülkelerde Din veya dindarlığa karşı düşmanca bir tutum sergileniyor ve hatta din adamları sokak ortalarında katlediliyorlar. Geçmişte devlet dinin baskısı altında yaşarken bu kez devlet dini baskılamaya başlıyor. Protestan dünyasında ise yani İngiltere ve Almanya gibi ülkeler de durum daha farklı gelişiyor. Devlet ve din kurulları karşılıklı konsensüs ile yani bir uzlaşı içerisinde kendi yetki sınırları içerisine çekilmeyi kabul ediyorlar. Bunun da çok güzel bir özdeyişi vardır "Tanrının hakkı Tanrıya; Kayzer in hakkı Kayzer e diye. Nitekim Protestanlıktaki bu farklılıktan dolayı Laiklik kelimesi yerine Sekülarizm kelimesi kullanılmıştır. Anlayacağınız üzere Katolik dünyasında Laiklik düşüncesinin gelişmesi ve hayat bulması kan ve gözyaşlarıyla gerçekleşirken, Protestan dünyasında ise bir uzlaşı ve barış içerisinde olmuştur.

            Bir de laikçilik diye bir kavram var. Eğer laiklik topluma rejimin bir niteliği değil de bir ideoloji olarak zorla dayatılır ise bu laiklik değil laikçilik olur. Tıpkı geçmişte Fransa da olduğu gibi.

            Diğer taraftan Laiklik veya eşdeğer diğer anlamıyla sekülerlik, Avrupalı için ne manaya gelir diye sorulduğunda "kutsallaşmış geleneklerin boyunduruğundan kurtulmak" olarak tanımlanmaktadır. Bizde ise genelde "din devlet ilişkilerinin biri birinden ayrılması" diye tanımlanır. Peki, ama neye göre ayıracağız. Bu konudaki muğlâklık halen devam ediyor. Aslında Ülkemizde bu konular hiç tartışılmamış çizgiler belli edilmemiş.  İnsanlar işine geldiği gibi, kendi düşüncesine göre değerlendiriyor. Haliyle ortaya bir kargaşa ortamı hâkim oluyor. Başka bir deyişle sapla saman biri birine karışıyor. İlginç olan şudur Laiklikle ilgili ortaya atılan tezler yanlıştır, bu yanlışlara karşı üretilen tezler de yanlıştır. Bu yüzden Türkiye de eğitim ve kültür düzeyi yükseldikçe konu daha anlaşılır ve uygulanabilir hale gelecektir.

            Türkiye de uygulamaya bakıldığında Laiklikten ziyade Laikçilik uygulamaları dikkat çekmektedir. Sekülerlik ile ilgili ise hiçbir benzerlik yoktur. Özellikle daha faydalı olabilecek sekülerlik üzerinde ülkemizde hiçbir çalışma ve çaba da gösterilmiyor. Bu bakımdan laiklik uzun bir süre ülkemizde gündemi meşgul edecek gibi görünüyor. Diğer taraftan sadece din ve devlet işlerinde değil aynı zamanda eğitimde, düşüncede ve siyasette de laik düşüncenin olması gerekiyor. Ama bütün bunlar bir sorun yumağı şeklinde bekliyor.

            Bunu kim nasıl çözecek? belli değil. Daha kaç fırın ekmek yiyeceğiz? o da belli değil. Üzerimize bir görev düştü de yapmadık mı? Valla o da belli değil.

            Peki ne zaman Laik olabiliriz? Sorusunun cevabı şu olabilir. Bir gün Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı veya Milletvekilleri Kuran-ı Kerim üzerine el basıp yemin ettiği zaman; hem elhemdülillah şeriat geldidenilmeyecek hem de eyvah irtica hortladı denilmeyecek. Bu denilmediği gün de bilin ki Laikleşmişiz.

            Not: Laiklik konusunda böyle kısa bir yazı yazmak zor. Ama elimden geldiği kadar kısa yazmaya gayret ettim. Ayrıca yazdığımız her cümlenin sayfalarca da yazılabilir olduğunu da söylemekte fayda var.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.