Küreselciler Ne İster

 

Türkiye’de 1,5 aydır olup bitenler herkesi şaşırtmaya devam ediyor. Çoğu vatandaş yaşanan çatışmanın hangi sebeplerden ortaya çıktığını anlayamadı bile. Kimler Türkiye’yi ne amaçla ele geçirmeye çalışmış, somut delilleri var mı hükümet bunlara neden savaş açtı?

Bu soruların cevabını bilirseniz her şeyi anlarsınız. Eğer anlayamazsanız mahalle kavgasını seyreder gibi seyredersiniz. Sular ne zaman durulacak diye beklersiniz.

Meseleyi anlamak için her şeyden önce olaya Dünya ölçeğinde bakmak gerekiyor. Mesela Ukrayna’da da gösteriler yapıldı. Ukrayna birbirine girdi ortalık yangın yerine döndü. Neticede hükümet istifa etti. Şimdi şuna bakacaksınız. Mevcut hükümet ne yapıyordu da protestolara maruz kaldı. Ukrayna Hükümetinin arkasında hangi güçler vardı, uluslar arası ilişkilerini yürütürken hangi ülkenin veya ülkelerin desteğini almaktaydı? Uyguladığı harici ve dahili politikalar kimlerin faydasınaydı diye bir bakın.

Göreceksiniz ki Ukrayna’da olduğu gibi mevcut yönetimleri protesto edenlerin arkasında hep küresel güç dediğimiz güç vardır. Peki, küresel güç denildiğinde kim veya kimler veya hangi ülkeler kastediliyor?

Aslında Küresel gücü ülkelerden ziyade resmi ya da gayri resmi bir takım kuruluşlar oluşturuyor. Bazı ülkeler de bunlara destek veriyor. Bu ülkelerin başında ise İsrail ve İngiltere geliyor. ABD de ise Yahudi lobisi ve neoconlar diye tabir edilen guruplar da bu gücün içerisindedir.

Peki bunlar ne yer ne içer neden geçinir? Her şeyden önce dünyadaki para trafiğini kontrol etmek isterler. Bağımsız ülkelerin ne kadar kudretli olurlarsa olsunlar yarattığı zenginlikleri o ülkenin insanlarından önce ele geçirmek isterler. Mesela Çin her yıl milyarlarca dolar gelir elde eder. Ama elde ettiği bu zenginlikten, Çin halkından önce bu küresel gücün aktörleri nemalanırlar. Milyarlarca doları kendi bankalarında tutarlar. Kredi olarak diğer devletlere faiziyle satarlar. Çin içine düştüğü bu sarmaldan kurtulmak istemeye kalksın, bakın başına Ukrayna’da olup bitenlerin aynısı geliyor mu gelmiyor mu?

Yine bunların önemli bir özelliği de her etnik unsura bir devlet kurdurmaya çok hevesli olmalarıdır. Böylelikle ortaya çıkan zayıf devletleri kontrol etmek kendi açılarından daha kolay olacaktır. Mesela Irak’da, Suriye’de üç dört devlet kurulsun isterler. Merak etmeyin söyleyeyim Türkiye’nin de birkaç devlete bölünmesini çok istiyorlar.

Uzatmaya gerek yok bu bir köşe yazısı. Geriye doğru giderek Mısır’da, Tunus’da, Libya’da, Gürcistan’da daha birkaç yıl öncesinde yaşananları inceleyin. Hep aynı olayların aynı sebeplerden kaynaklandığını göreceksiniz.

Küresel gücün etkisine girmeyip ulusal politikalar takip etmek isteyen devletlere ise ulus-devlet deniliyor. Bir bakın dünyada kaç tane ulus devlet kalmış. Şu kadarını söyleyelim, bir elin parmak sayısından daha azdır. Ancak şu an itibariyle ulus-devlet modeline uygun en dikkat çeken ve önde gelen devlet Putin yönetimindeki Rusya’dır. Putin’den önceki Rusya ise Küresel güçlerin adeta cenneti durumundaydı. Ama Putin iktidarıyla birlikte Hepsi Rusya’dan def edildi. Putin’in kimleri Rusya’dan ne diye kovduğunu da bir inceleyin derim.

Türkiye’ye dönecek olursak bugün yaşadıklarımız (sonucu belli olmasa da) maalesef Ukrayna’dan veya ismini zikrettiğimiz diğer ülkelerde yaşananlardan farklı değildir. Adı yolsuzluk olur, haksızlık olur, despotluk olur. (Bunlar vardır yoktur ayrı mesele) Hiç önemli değil. Mutlaka bir gerekçesi olmalı ve olacaktır da.

Ancak işin sonunda ya küresel güçlerin himaye idaresinde bir devlet olacağız ya da ulus devlet olma özelliğini koruyacağız.

Hakkımızdan hayırlısı.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.