KİMİN NEYİN AÇILIMI

Bir açılım lafıdır memlekette söylenip duruyor. Ne açılımı? Kürt açılımı. Peki ne olacak bu açılımla? Barış olacak, Türk – Kürt kardeşliği tesis edilecek… Peki şimdi ben soruyorum: Bu memlekette Türklerle Kürtler ne zamandan beri düşmandılar da bizim haberimiz yok ? 
Herkes biliyor ki bu ülkede Kürtlerle Türkler arasında hiçbir husumet yok. Ama bir terör örgütü olan ve binlerce masum insanımızın kanına giren PKK’ya bir kin öfke var mı? diye sorsanız herkes evet var diyecektir. O halde PKK terör örgütü ile Kürt vatandaşları biribirinden kesinlikle ayırmak gerekmektedir. Bunu zaten herkes söylüyor.
Ancak açılımın önemli bir ayağını İmralı’da ikamet eden adamın söylediklerinin oluşturacağı izlenimi verilmesi hepimizi derinden yaralamaktadır. Bu memlekette yaşayan insanlar, köyleri basıp masum Kürt vatandaşlarımızı öldürüyor diye PKK’ lanet okudular. PKK sadece bölgedeki Kürtleri değil devlet görevlilerini de şehit etti . Bu yüzden doktorsuz ve öğretmensiz kalan Kürtler de PKK’ya öfke duydu. Şimdi bütün dökülen kanların sebebi olan adam çözüm önerisinde bulunacak !. Allah aşkına konu ile ilgili bir açılım yapılacaksa muhatap bu adam mı olmalıydı diye hiçbir yöneticinin aklına gelmiyor mu? 
Aslında gözden kaçan veya kaçırılmak istenen bir husus var. O da İmralıdaki şahsın Türkiye’ye getirilmeden önce ve sonra söylediklerinin veya yazdıklarının hep gündemde olması. Başka bir deyişle konu ile gündemin veya atılan adımların ne tesadüfse hep onun fikirleri doğrultusunda gerçekleşiyor olması. Bakın daha 2001 yılı sonlarında neler söylüyor bu şahıs: “ PKK, yeni dönemin aynı zamanda ayrılıkçılığa hizmet edebilecek çizgisinden uzaklaşmak için, ülke bütünlüğüne ve devlet birliğine dayalı bir stratejik yaklaşımla, meşru savunma çizgisine dayalı bir taktik savunma anlayışı içinde, barış ve demokratik uzlaşma için sorumluluklarının gereğini ciddiyetle yerine getirmektedir. 2000’lerde başlayan bu süreç derinleşerek devam etmektedir.Nisbi sükunet dönemi iyi değerlendirilerek; Filistin-İsrail, Çeçen-Rusya tarzı bir milliyetçi bağnazlığa düşmemeye, devlet de üzerine düşeni yaparak katkıda bulunmak durumundadır”. (Reklam olmasın diye alıntıyı yaptığım kaynağı yazmıyorum)
Şimdi olan biteni daha net anlıyorsunuzdur umarım. PKK artık bir truva atı misali sistemin içerisine girmelidir demeye getiriyor.. Ülke bütünlüğü ve devlet birliği gibi söylemlerle de iyi niyetli olduğuna bizi inandıracak. Kendi adamlarından Çeçen ve Filistin milliyetçileri gibi davranmamalarını ve bağnazlığa düşmemelerini tavsiye ederek de akıllı olmalarını ve sağduyulu ! davranmalarını istiyor. Yani kimseyi ürkütmenin alemi yok, dercesine. Biz de bütün bu zokaları yutuyoruz ki adına açılım deyip adamın söylediklerini yapmaya çalışıyoruz.
Şimdi bu adamın söylediği yazdığı herşey, döktüğü kanlar biliniyorken onun kurduğu kanlı örgütü, açılım denilen karın ağrısının bir parçası gibi kamuoyuna sunmanın ne izahı olabilir. Neredeyse bu adamı Nelson Mandela yapacaklar. 10 yıl önce bu söylense herkes hadi canım sende derdi. Peki bugün böyle diyebilecek durumda mısınız? Efendim yok öyle bir şey diyebilirler. Peki yoksa bu söylentiler nereden çıkıyor. O zaman benim aklıma şu gelir “acaba bizi bu konuda hazırlıklı olup şoka girmeyelim diye alıştırıyorlar mı” Bütün bu soru işaretleri kısa bir zaman sonra ortaya çıkacak inşallah korktuğumuzla kalır, endişemizin yersiz olduğunu görürüz
Sadece açılım konusunda değil bütün milli meselelerde milletin gözünün içine bakılarak reform adı altında (mayın, vakıflar, petrol yasaları gibi) her türlü proje uygulamaya konuluyor. Millet de bunu sadece seyrediyor. Nasıl seyretmesin. Çünkü medya doğrusu budur diye yazıyor. Televizyonlarda aynı adamlar kanal kanal gezip bunun böyle olması iyi oldu diyor ve kamuoyu yanlış bilgilendirilerek manipüle ediliyor. Bu taktiklerle Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını, sinirleri alınmış, refleksleri yok edilmiş hale getiriyorlar. Ülkemizi sıkıntıya sokacak konularda tepki veremez hale geldik. Bizi üzecek, yaralayacak hadiseler gözümüzün önünde cereyan ettikçe daha tepkisiz ve duyarsız hale geliyoruz. “Bize ne oluyor “diye silkinecek halimiz yok gibi. Yarın Terör örgütü üyelerine af çıkardık derler ergenekon sanıklarını da İmralıdaki başta olmak üzere PKK’lıları da serbest bırakırlar herkes kağıt üstünde mutlu olur, onu da seyrederiz. Hadi canım sen de demeyin. Şimdiye kadar dediniz de ne oldu.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.