HARPUT AYAĞA KALKIYOR

Harput Türkiye’nin önemli tarihi yerleşim yerlerinden biridir ve bu husus hepimizin malumudur. Ancak geçen yıllar içerisinde Harput’a maalesef gerektiği gibi sahip çıkılamadı. Bir dönem eski Harput evleri ve tarihi binaları buldozerlerle dümdüz edildi. Sebep ise oldukça ilginçti. “Yıkık binalar çok çirkin bir görüntü sergiliyordu, onun için harap ve viran olan binalar tamamen yıkıldı”. İşte bu buldozer hizmetiyle çirkin görüntüden kurtulmuş oluyorduk. 
Diğer taraftan bazen de Harput’a değer versin diye ucube işlere girişildi. Ne yapıldı; tarihi bir yerleşim yerine hem de tam kalenin karşısına yeni bir kale gibi betonarme bir bina dikildi. Hem de eski parayla trilyonlar şimdiki parayla milyonlar harcanarak. Bu büyük hizmetin (!) açıklaması da hazırdı. Harput’a bir kültür hizmeti görecek bir bina kazandırmak. Peki şimdi nasıl kullanılıyor bu devasa bina gidin bir bakın. İnsanın içi acıyor bu manzarayı görünce. 
Ayrıca Harput’un yıllar öncesinde SİT alanı yani koruma altına alınması kararı meselesi var. Bizim ülkemizde maalesef bir bölgeyi SİT alanı ilan ettiğinizde sanki orayı yıkılmaya mahkûm ediyormuşsunuz gibi bir durum söz konusudur. Niye? Çünkü tarihi eser saydığınız binaların ve diğer yapıların yıkılmasına -ilgili kurumların beceriksizliğinden dolayı- seyirci kalırsınız restore veya onarımı için gelen taleplere de genellikle ödenek yok cevabı verilir. Böylece tahribat bir kader gibi devam eder gider. 
Harput’u merak edip gezmek amacıyla diğer vilayetlerden gelen ziyaretçiler Harput’ta gördükleri karşısında şaşıp kalmaktalar. Çünkü birkaç cami ve bina dışında ayakta kaymış bir yapı yok hepsi harap halde. Harput neredeyse hayalet şehir unvanını alacak bir eski şehir görünümünde. Bunun sebebi nedir sorusunun cevabı çok uzun, sorumlusu da çok suçlusu da. Ancak bunun sorgulanmasının şu an için Harput’a hiçbir faydası yok olan olmuş. İleriye bakmak lazım.
Harput’un yaşadığı bu talihsizlik son birkaç yıldır kırılmış gibi görünüyor. Öncelikle Harput Kalesinde yapılan arkeolojik kazılar neticesinde gerek Kalenin fonksiyonlarının gerekse Kale içerisindeki yaklaşık 60 hanenin bulunduğu mahallenin (Kale Mahallesi) çarşısı, okulu, camisi vs. ortaya çıkması hepimizi mutlu etti ve heyecanlandırdı. Bu kazının daha da hızlandırılması için Kültür Batanlığının verdiği ödeneğin artırılması gerekiyor. Bunun için de özellikle Elazığ milletvekillerine önemli bir görev düşmektedir.
Diğer önemli ve bütün Elazığlıları mutlu eden gelişme ise Harput’un hemen girişinde olan eski konakların ve Ahmet Beğ Camisinin restorasyonu ve onarımıdır. Bu hizmeti Elazığ Belediyesinin üstlenmesini takdirle karşılıyor ve Sayın Başkan Süleyman Selmanoğlu’ na teşekkürlerimizi iletiyoruz. Bu eserler restore edildikten sonra inanın Harput’un çehresi de değişecektir. Yeterli midir?. Tabii ki değildir. İşte gördünüz Cumhurbaşkanı geldiğinde Harput’a götürüldü, oturup bir bardak çay içebileceği bir tek Şefik Gül Kültür evi var. Şimdi düşünün Benzer 15- 20 ev olsa nasıl olurdu diye. Ancak bu restorasyonların yükünü hep Şefik Gül ve Elazığ Belediyesi üzerine alacak değildir. 
Harput’un tarihi bir şehir kimliğini devam ettirmesini istiyorsak bu ve benzeri çalışmaları daha da artırmak zorundayız. Özellikle yıkılmaya yüz tutmuş evlerin sahiplerine bir takım kolaylıklar sağlanarak bu evlerin en azından kullanıma uygun hale getirilmesine yardımcı olunmalıdır. Bu evler restore edildikten sonra butik otel, Retorant veya cafe olarak ta hizmet verebilmelidir. Amaç özellikle Harput’a daha fazla ziyaretçi çekebilmek olmalı. Bu olduğu takdirde Harput’ta ticari hayat da canlanacaktır. 
Harput’u tam anlamıyla ayağa kaldırmayı başarabilirsek, inanın Safranbolu’yu, Mardin’i, Beypazarı’nı bile gölgede bırakacak bir güzelliğe sahip olacaktır. Yeter ki bunu başaralım.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.