Haddini Bilmek

İnsanın hayatta ve mesleğinde başarılı olmasının en önemli sırrı, hırslı olmasından geçer. Bir şeyi istiyorsan onu gerçekten arzulayacak istediğini yegâne hedef haline getireceksin. Bu hedefe ulaşabilmek için ise hırs ve azimle çok çalışacaksın. Kendini hedeflediğin menzile erişebilmek için, gerekli bütün donanıma sahip hale getireceksin. Başka bir deyişle yeteneklerini artırıp donanımlı hale geleceksin. Böyle olmalı ki hedefine ulaştığın zaman tabir-i caizse hazımsızlık yaşamayasın. Hedefine ulaştıktan sonra başarılı olmaya devam edebilesin. Hatta önüne daha büyük hedefleri koyabilesin.

Ancak bütün bunları amaçlarken hedefine yürürken gözden kaçırılmaması gereken ve olmazsa olmaz altın bir kural vardır. Bu kural, Seni hedefe götürmekteki en önemli unsur olan hırsının, mantığının hiçbir zaman önüne geçmemesi kuralıdır. Eğer insanoğlunun hırsı, mantığının önüne geçtiyse işte o zaman farkında olmadan işler çığırından çıkmaya, hatalar arka arkaya gelmeye başlar. İnsanlık onuruna yakışmayan tavırlara, haddini aşan işlere girmeye başlarsın. Ben ne yapıyorum? Yaptıklarım bana yakışıyor mu? Diye, kendini sorgulayamazsın bile.

Çoğu insan hiçbir zaman elindekiyle yetinmez. Her zaman daha fazlasını ister. Bu onun fıtratında olan bir durumdur. Allah bizleri böyle yaratmıştır ki bizi imtihan edebilsin diye. İşte gözü doymaz insanoğlu olur olmaz her şeyi elde etmek istedikçe, başkalarının hakkını çiğnemeye, günah işlemeye, velhasıl haddini aşmaya başlar. İnsan haddini aşmaya başladığı andan itibaren sadece kendisine değil çevresine de zarar vermeye başlar. Bu duygular içerisinde olan insan, arzu ettiği her şeye kendini uygun görür. Ben bu makamda yapamam, bu benim işim değil, bu işin çapı beni aşar diyemez her konuda bilgiçlik taslayıp her makama kendini layık görmeye çevresini de böyle düşünmeye mecbur kılmaya başlar.

İşte hırsının kurbanı olmak tam tamına budur. İsterik bir ruh haliyle elde etmek istediğini elde edemeyince büyük hayal kırıklıkları başlar. Bu hayal kırıklığı ruh halini etkilemeye kişiyi toplumdan uzaklaştırmaya başlar. Sadece kendine zarar vermekle kalmaz çevresi de onun bu halinden rahatsızlık duyar huzursuz olurlar. Kişi artık eski huzurlu rahat günlerini arar durur.

Sonuç olarak eğitimimiz, maddi durumumuz, sosyal statümüz, bulunduğumuz makam ne olursa olsun haddimizi aşmamaya dikkat etmemiz gerekiyor. Unutmayalım ki Yüce Yaratan herkesi aynı akıl ve zekâ ile donatmıştır. Bu yüzden “şark kurnazı” misali” insanların aklıyla, zekasıyla alay edercesine bazı işlere hırsımızın kurbanı olarak kalkışmamamız lazımdır.

Bu yüzdendir ki atalarımız “İslam’ın şartı beş, altıncısı da haddini bilmektir” demişler.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.