Fındık Kabuğunu Doldurmayan Cevaplar

Maaşallah iktidarın her soruya veya soruna hazır klişe cevapları var. Ne söylerseniz söyleyin Bakanı Başbakanı il Başkanı hepsi şak diye cevaplıyorlar. Cevaplarının da mantıklı veya mantıksız olmasının hiçbir önemi yok. Ama bütün cevapların ortak noktaları var. Bütün cevaplar buram buram, Ajitasyon, manipülasyon, demagoji, popülizm kokuyor. Ama kimin umurunda

PKK ile pazarlık halindesiniz, Türkiye Cumhuriyetini küçük düşürüyorsunuz..

-          Sen barıştan yana değilsin, kandan besleniyorsun.

Devlet teröristi muhatap almaz..

                Biz kanın durmasını istiyoruz, analar ağlamasın istiyoruz.

Terörü bitirmenin yolu bu olamaz, başka çözüm yolları olmalıydı..

                35 yıldır kimse durduramamış, başka yol vardıysa deneselerdi.

Şehit güvenlik görevlilerimizin katilleri ellerini kollarını sallayarak ülkeyi terk edecekler, bu durum nasıl içinize siniyor, vicdanınız rahat mı?

                Birbirimize hakkımızı helal ettik ya. Artık kurcalamayın akan kan duracak ya önemli olan bu değil mi?.

Suriye politikanızın sonucu Reyhanlıda onlarca insanımızı kaybettik hiç hata yaptığınıza dair aklınıza bir şey gelmiyor mu?

                Bu patlamalar provokasyon. Çözüm sürecinden rahatsız olanlar yaptı bu eylemi.

Allah aşkına bu cevapları her gün dinliyoruz. Bu cevaplardan fındık kabuğu bile dolmaz. 35 sene dedikleri sürecin üçte biri kendi iktidarları döneminde geçmiş hala 35 yıldan beri lafını sıkılmadan söylemenin mantıklı bir izahı var mı?

İki seneyi aşkın takip edilen Suriye politikası sonucu gelinen noktaya bakın. Uçağımız düşürüldü, Suriye’den atılan bombalar sınırdaki ilçelere düştü ve son Reyhanlı patlamaları. Halen olayı çözüm sürecine bağlayıp provokasyon demek gerçekten size mantıklı geliyor mu?

Bu ülkede hangi partinin sempatizanı olursa olsun herkes kanın durmasını istiyor. Herkes Suriye’de ki olayların bir an önce sonlanıp iç savaşın durmasını istiyor. Ama bu konularda hükümete bir eleştiri yapıldığı zaman da hemen “vay efendim sen kanla besleniyorsun, barış istemiyorsun” diye yaftalanıyor.

Her halde hükümet ve destekçileri kendilerinin insan olduklarını, hata yapabileceklerini yanlış değerlendirebileceklerini unutuyorlar. Öyle ya kendilerini hatasız, her şeyi bilen, hiç hata yapmayan, hep doğruyu düşünen, yeryüzündeki en akıllı insanlar olarak görüyorlar ki böyle kibirli ve kendilerinden eminler. Biraz empati yapabilseler, karşılarındakilerin de doğru bir şeyler söyleyebileceklerini düşünseler belki böyle olmaz. Ama bir gün hata yaptıklarını anladıkları zaman da işi işten geçmiş olacak ve hiç telafi edemeyecekler. 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.