Eski Ülkücüye Mektup

Epey bir zamandır bu mektubu yazmayı düşünüyordum. Kısmet bu güneymiş.

Eski ülkücülerden kastım özellikle 12 Eylül öncesinde Ülkücü saflarda yer almış, geçen yaklaşık 30 yıllık süreçte de kendisine halen başka bir siyasi kadro içerisinde yer bulamamış, ne serden ne de yardan geçenler. Ne ANAP’ta yer bulabilmiş ne DYP’de dikiş tutturabilmiş. Bari zaman geçirmeden yelkenleri fora yoluna devam eden AKP gemisine binmek isteyenleredir mektubum.

Sizler, Ülkücü camia ile ilişkiniz kalmamasına rağmen 12 Eylül öncesindeki Ülkücülük hatıralarınızı ballandıra ballandıra anlatıp duruyorsunuz. Zannediyorsunuz ki o zaman ki faaliyetlerinizden size sempati duyulduğu için laflarınıza itibar edilecek, Ülkücü camia size saygı gösterecek, onları yönlendirebileceksiniz. Ama bilmiyorsunuz ki bu camia içerisinde bu söylemlerinizle hiç saygı duyulanlardan değilsiniz.

Ülkücü hareket içerisinde bulunduysanız ve bundan da utanıyorsanız açıkça “pişmanız ne işimiz varmış bu adamların içerisinde” diye söyleyin. Belki saygı ile karşılanırsınız.

Ancak “bizler de Ülkücüydük şöyle yaptık böyle yaptık ama artık akıllandık şimdi daha aklıselim düşünüyoruz Bu yüzden de çözüm sürecini destekliyoruz” demeniz her fırsatta iktidara yalakalık yapmanız Ülkücülerin gözünüzde değerinizi sıfır noktasına indirmiştir haberiniz ola. Öyle badem bıyık bırakıp dini guruplara ve iktidar çevrelerine şirin görünmeniz de beyhude çabalardır. Bu tarz söylemleriniz sizi o camialar içerisinde zenci muamelesi görmekten kurtarmaz. Sizi ne milletvekili ederler ne rektör ne de belediye başkanı. Sizi kamuoyunu etkilemek için kullanıp buruşmuş bir kağıt gibi çöpe atacaklardır bilesiniz.

Eğer geçmişte ülkücü camia içerisinde az da olsa yer almışsanız Ülkücü duruşunu da bilmeniz lazım. Kimse size illaki MHP’li olun demiyor, illaki Devlet Bahçeli ve arkadaşlarını sevin demiyor. Sadece duruşunuz düzgün olsun gerektiği gibi olsun yeter.

Eğer bir nebze Ülkücülüğünüz kalmışsa koca Türk Devletinin bir terör örgütünün karşısında acz içerisine düşürülmesine alkış tutmazsınız, tutamazsınız.

Fikriniz, ideolojiniz değişmiş olabilir. Buna son derece saygı duyuyoruz. Ama yeni fikirlerinizi, siyasi anlayışlarınızı dile getirirken ülkücü olduğunuzdan dem vurmayın. İnsanları tiksindirmekten başka bir işe yaramıyor bu taktikler.

Büyük İskender Diyojen’i ziyaret edip ondan kendisi için yapabileceği bir şey olup olmadığını sorduğunda, "Evet, benimle güneş arasından çekil (gölge etme, başka ihsan istemem)" cevabını verdiği söylenir. İşte biz de size aynen böyle diyoruz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.