Elazığspor’un Kıymetini Bilelim

Suyun gözesinde (kaynağında) oturan suyun kıymetini bilmezmiş, diye bir laf vardır. İşte bu misale benzemesin Elazığsporumuz.

Spor toto süper ligde 18 takım mücadele ediyor.

Bu takımların beş tanesi İstanbul’dan ki bunların üçü Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray.

Türkiye’nin ikinci büyük kenti Ankara’nın ise sadece bir takımı var süper ligde.

Trabzon ve Bursa’yı kritik etmeye zaten gerek yok. Etti sekiz.

Geriye kaldı on takım.

Bu on takımın şehirlerine baktığınız zaman çoğunun Elazığ’dan gerek nüfus gerekse gelişmişlik açısından çok ileride oldukları görülecektir.

Türkiye’nin turizm şehri Antalya.

Serbest bölgesi ve gelişen ekonomisiyle Mersin.

Sanayisiyle Türkiye’nin en hızlı gelişen ve Ankara, İstanbul’a kafa tutan kenti Kayseri.

Değil Türkiye’nin Dünya’nın en büyük Fındık yetiştirilen şehri Ordu.

Yine sanayi şehri denildiğinde akla ilk gelen şehirlerden Gaziantep.

Son yirmi yılın en hızlı gelişen, büyüyen ve iki üniversitesiyle yüz binlerce öğrencinin okuduğu şehri Eskişehir.

Bu altı takımı daha ilave ettik toplam on dört oldu.

Geri kalan dört takımın şehirleri: Manisa, Sivas, Karabük ve Elazığ.

Elazığ bu dört şehirden biridir. Diğer üç şehrin Elazığ’dan ne eksik ne fazla bir farkları yoktur.

Olaya bir de başka bir açıdan bakalım.

Elazığ’ın sahip olduğu sanayisinin en az on katı sanayi işletmelerine ve iki katı nüfusuyla Konya’nın futbol takımı bu ligde yoktur.

Adana, İzmir’i söylemeye bile gerek yok. Samsun, Erzurum, Diyarbakır, Aydın, Muğla, Rize, Samsun hatta Malatya gibi şehirlerin de takımları yoktur.

Hatta Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan Elazığspor dışında hiç takım yoktur.

Lafı fazla uzatmaya gerek yok. Elimizdeki tarihi fırsatın kıymetini bilmemiz gerekir demeye çalışıyorum.

Bugün futbol bacasız bir sanayiye dönüşmüş,ve ligin değeri bir milyar doları aşmış durumdadır. Elazığ şehri de bu endüstriden elindeki tarihi fırsatı değerlendirerek istifade etmek zorundadır.

Benim basından takip ettiğim kadarıyla Elazığspor’un oldukça çalışkan ve gerektiğinde fedakarlıktan kaçınmayan bir klüp başkanı var: Selçuk Öztürk.

Sevelim sevmeyelim, beğenelim beğenmeyelim, bütün Elazığ kamuoyunun, medyasının ve idarecilerinin Başkan Selçuk Öztürk’e maddi manevi destek olması lazım.

Öte taraftan Elazıspor Teknik direktörü Yılmaz Vural. Marka bir isim. Türkiye’nin en iyi teknik direktörlerinden biri ve en sevilen teknik direktörü. (Milli takımın hocası kim olsun anketlerini hatırlayın) Onun ismi sayesinde Elazığspor sempati duyulan bir takım haline geldi ve daha sık ulusal medyanın gündemine gelmeye başladı. Yılmaz Vural Hocadan sadece bir teknik direktör olarak değil, tecrübesi ve birikimiyle de bu şehir için faydalanmamız gerekiyor.

Kısacası ne yapıp ne edip Elazığspor’u bu yıl ligde tutmak gerekiyor. Bu yıl ligde kalırsa takımların yayın ve diğer gelirleri göz önüne alınırsa maddi ve manevi olarak her şeyin daha da yoluna gireceği ve süper ligde kalıcı olacağı görülmektedir.

Ancak sen ben çekişmelerine girer de Elazığspor’a zarar verirsek ve bunun sonucunda da küme düşülürse o zaman işler daha kötüye gidecektir. Unutmayın Yozgatspor, Erzurumspor, Malatya, Diyarbakırspor ne durumdalar bir bakın ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Bunun için Elazığspor’a hep destek tam destek diyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.