ELAZIĞLI OLMAK

Niye böyle bir başlık ve niye Elazığlı olmak diye bir yazı. Düşündüm de Elazığlı olmak ne ifade ediyor diye içerimden geldiği gibi yazayım dedim. Mesela Elazığ deyince ilk akla ne gelir, bu şehrin insanlarının genel karakteri ve refleksleri nelerdir diye. Tabi bu konunun uzun olduğunun ben de farkındayım. Ancak gerekirse birkaç yazı yapmaya niyetim var. Bu tespitlerimi gerekirse birkaç yazıda sizlerle paylaşmak isterim. 
Her şehrin olduğu gibi Elazığ ve Elazığlıların da hemşeri dernekleri vakıfları var. Bunlar başta Ankara ve İstanbul olmak üzere çoğu şehirde faaliyet gösteriyorlar. Amaçları çok basit, Elazığ’a hizmet edebilmek. Bu hizmet gayreti içerisinde biri birleriyle çok güzel dayanışma örnekleri sergiliyorlar. Bu dayanışma ve işbirliği neredeyse bütün Türkiye tarafından çok iyi biliniyor ve “Elazığlıların biri birlerine çok bağlı” oldukları herkes tarafından kabul ediliyor.
Ancak gelgelelim Elazığ’ın içerisinde durum hiç de böyle değil. Zira hiçbir konuda bir dayanışma ve işbirliği olmadığı herkesin malumu. Aynı siyasi görüşü paylaşanlar içerisinde bile müthiş bir kamplaşma ve ayak oyunları söz konusu. Bu durum sadece siyasette değil her alanda var. Elazığ’a hizmet ortak bir hedef olmalı iken herkesin kendi benliğini ön plana çıkarması tabii ki Elazığ’a büyük zararlar veriyor. Neredeyse herkes kendi şahsi hedeflerine ulaşabilmek adına gerekirse diğer kişileri veya kurumları hedef tahtasına oturtmaktan zerre kadar çekinmiyor. Bu işin sonu bana da hayırlı olmaz diye düşüneceklerine bindikleri dalı kesmeye devam ediyorlar. 
Soruyorum size, geçmişte Elazığ’a hizmetleri olmuş kişilerin çoğu ile ilgili hiç hayırlı bir şeyler söylendiğine rastladınız mı? Sanki yaptıklarını babalarının hayrına yapmışlar ve mecburlarmış gibi söylenir çoğu. Ancak Elazığ’a sıkıntıdan başka hiçbir şey vermeyen bazı kimseler ile ilgili de çok hayırlı laflar duyduğumuz da vakidir. Bu husus Elazığlıların kendi şehri ile ilgili meselelerde akılcı değil de duygusal yaklaştığının en güzel göstergesidir. 
Elazığ şehrine, kültürüne istediğin kadar katkı sağla eğer bu şehrin insanına tabirimi mazur görün “damardan girmezsen” hiçbir işe yaramıyor. Mutlaka Elazığ’ı Dünyanın merkezi göstereceksin. İstanbul, İzmir, Kayseri neymiş Elazığ olmazsa Türkiye olmaz diyeceksin. İllaki delikanlı diyeceksin illaki mert diyeceksin illaki gakkoş deyip hava vereceksin yoksa yaptıkların hiçbir işe yaramıyor. Sanki mesela Erzurumlu mert değil sanki Afyonlu delikanlı değil. Biz neden böyleyiz bunun cevabını siz verin kendinize. 
Mesela merak ediyorum görevine devam eden valilerinin isimlerini resmi binalara veren başka bir vilayet var mı bizden başka? diye. Valilerini hizmete teşvik etmek yerine etrafında temenna eden ayan ve eşraf grubu başka şehirlerde de oluşuyor mu acaba? 
İğneyi kendine çuvaldızı başkasına batır misali, biz bu halde oldukça bu şehre hizmet edecek olanların somut bir şeyler yapmaları için hiçbir sebep yoktur. Şehri idare edenlerin ve siyasilerinin söylediklerini şöyle bir hatırlayın lütfen ne konuşmuşlar diye. Hoş laflar ve ütopik vaatlerle işler kolaylıkla hallediliyor nasılsa. Zor işlere girmenin hiçbir manası yok diye düşünmezler mi?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.