Dersim Harekatı ve Celal Bayar

Dersim Harekâtıyla ilgili tartışmalar yine alevlendi. Atatürk yaptı, İnönü yaptı şu yaptı bu yaptı denilip duruluyor. Dersimle yüzleşmek lazım deniliyor. Orantısız güç kullanıldı deniliyor. Kimliğini inkar etmeyenler öldürüldü deniliyor. Masum insanlar öldürüldü deniliyor. Kısaca ağzı olan herkes bu konuda bir şeyler söylüyor. 

Dersim harekâtı gerçekten de tüm gerçekleriyle ortaya konulması gereken bir hadisedir. Bu güne kadar kendilerini mağdur olarak görenler hep harekâtın masum veya suçsuz insanların soykırıma tabi tutulması olarak nitelendiriyorlar bu olayı. Diğer bir taraf ise devletin düzenine ve güvenliğine karşı gelindiği ve bölgede asayişsizlik yarattıkları için bir takım silahlı güçlerin ortadan kaldırılması amacıyla bu harekâtın düzenlendiğini ileri sürüyor. 

Bu harekât sırasında ne kadar insan öldü veya öldürüldü ne kadar insan sürgüne gönderildi iki taraf tarafından hep farklı sayılarla ifade ediliyor. Yani kesin ve net rakamların ne olduğu belli değil. 

Durum böyle olunca ortaya bir kör dövüşü çıkıyor. Sap saman birbirine karışıyor. Peki ne olacak? Cevap gayet basit. Devletin arşivleri açılacak. Peki hangi arşiv? Herkesin ağız birliği etmişçesine söylediği ATASE yani Genelkurmay arşivi (Ben kapalı olduğunu da sanmıyorum). Açmayan askerdir demesin sakın kimse. Genelkurmayın en mahrem bilgilerinin olduğu kozmik odaya giren, emekli ve muvazzaf generalleri hapse atıp tutuklu yargılayan devlet mi arşivi açamıyormuş? Hadi canım sende diye içinizden geçmiyor mu? O zaman devleti kim idare ediyorsa gitsin kapalı diye iddia edilen arşivi açsın. Çalışmak isteyene de, “bu memlekete sınırsız demokrasiyi biz getirdik”, buyur kardeşim gel sen de çalış desin. 

Varsayalım arşiv açıldı üzeri örtülü denilen gerçekler bütün açıklığıyla ortaya konuldu. Sonuç bir tarafa olumlu bir tarafa olumsuz yansıyacak. Yani birileri üzülecek birileri de bak benim dediğim doğru çıktı diye sevinecek. 

Ama sonuç ne çıkarsa çıksın kesinlikle bundan zarar görecek bir kesim var. O da siyaset ve siyasetçiler. Üniversite yıllarımızda hocalarımızın bize sıkı sıkıya tembihlediği bir husus vardı. Din ve tarih siyasete kesinlikle alet edilmemeli diye. Biz de öğrencilerimize aktarıyoruz bu altın kuralı. 

İşte Dersim olayı da günümüzde tarihin siyasete alet edilmesine en güzel örnektir. Başbakan ve şürekâsı hep bir ağızdan CHP’ye ve özellikle genel Başkanına fırsatını bulduklarında bu konuda yükleniyorlar. Dersim harekâtının sorumlusu sizin partinizin kurucusu Atatürk ve onun ikinci adamı İsmet İnönü’dür diye.  Ailesi bu harekât mağduru olan Kılıçtaroğlu ve diğer yetkilileri sus pus oluyorlar tabi, aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık misali. 

Bu hiç de hoş bir siyaset tarzı değil. Ne olursa olsun o gün bir karar alınmış ve uygulanmış. Günümüzde genel kanı bu harekât ile ilgili net sonuçlar olmadığı yönünde.  Yanlıştır

doğrudur. Artık bunu değiştiremezsin. Bütün belge ve bilgiler ortaya konulduktan sonra eğer harekâtın yanlış olduğuna dair genel bir kanaat oluşmuşsa bunu devletin idarecisi olarak itiraf edersin ve gereken kesimlerden özür dilersin. Eğer o günkü şartlar altında gerekli bir harekât idi ise de bu konuda o günkü devlet idarecileri bunu yapmak zorundaymış diye söyler ve sahip çıkarsın. Devlet adamlığının gereği budur. 

Ancak ortaya çıkan bir tartışmadan siyasi bir rant elde etmek için yangına körükle gitmek hiç de etik değil. Mesela Atatürk’ün ve İnönü’nün adını sorumlu olarak sık sık zikredenler, neden hiç Celal Bayar’ın adını anmazlar. Değil mi? Celal Bayar 1938 yılında harekât yapılırken Patagonya’nın mı Başbakanıydı? Tabi ki hayır Türkiye Cumhuriyetinin başbakanıydı. Harekat öncesi ve esnasında ve sonrasında mecliste yaptığı konuşmalar var. Açın bir zahmet bakın ne demiş diye.

Ha Celal Bayar’ı söylemek AKP’nin işine gelir mi? gelmez, aksine zarar verir. Onlara göre bu ülkeye kendilerinden sonra en büyük hizmeti edenler Celal Bayar ve Adnan Menderes’tir. Onlar mağdurdur ve mağfurdur. Onlar kendilerine örnek aldıkları siyaset ve devlet adamlarıdır. Bu bakımdan Celal Bayar’ı Dersim olayına bulaştırırsan olmaz. İlle de Atatürk ille de İnönü olacak ki karşı taraf tam zarar görsün. Ama bilmiyorlar ki bu salvolar kendilerine de dönecek. Gün gelecek Bayar Menderes dönemi de mercek altına alınacak. Toprak reformunun yapılacağı dönemde neden CHP’den ayrıldıkları ve DP’yi kurdukları, Türkiye Cumhuriyetini ABD ile nasıl stratejik ortak(!) haline dönüştürdükleri de tartışılacak bu ülkede. Eğer o toprak reformu yapılsaydı bugün biz bölücü terörle belki de uğraşmayacaktık. ABD ile bu kadar yakınlaşmasaydık belki de kendi bölgemizde bugün daha huzurlu olacaktık. 

Bu ülkede Kore’ye asker göndermişiz diye halen kahramanlık öyküleri diziliyor. Kimsenin aklına şu soru gelmiyor. Yahu bizim ne işimiz vardı oralarda. Bu kadar insanımızı oralarda niye şehit verdik? Diye. Düşünün İngilizlerin Çanakkale’ye getirdiği Hint, Yeni Zelanda, Avusturalya’lı askerlerden ne farkımız kalmış Allah aşkına. Dünya barışı içinmiş. Geçiniz Allahaşkına.

1960 askeri darbesi ve arkasından gelen haksız ve insanlık dışı idamlar bu dönemin üstünü örttü ve dönemin incelenmesinin önündeki en büyük engel oldu. Ama her şeye rağmen bunlar da araştırılacak ve ortaya bazı gerçekler çıkacak. 

Sonuç olarak Atatürk’ü, İnönü’yü ve günümüz CHP’sini Dersim hadisesi üzerinden yıpratmaya çalışmak ne devlete ne de millete ne de AKP’ye bir fayda getirmez. Samimi olarak bir şeyler yapılmak isteniyorsa Celal Bayar’ın kamufle edilmemesi gerekliydi. Celal Bayar’ı kamufle ediyorsan samimi değilsin demektir. Dersim hadisesindeki gerçekler ille de gün yüzüne çıksın diyorsan da taraf olma ve bu konuda araştırma yapmak isteyenlere yardımcı ol. Onların arşivlere giremiyoruz iddiasına karşılık ATASE arşivinin kapılarını sonuna kadar bu araştırmacılara aç ki herkes o tarihlerde ne olup bittiğini anlasın.

Ne demiş şa’ir: “Kalmasın Allah’ım âlemde hiçbir hakikat nihân”.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.