DEMOKRASİ ZOR ZENA’AT

Geçen gün yazılarıma yeni yorumlar var mı? diye bir bakayım dedim. Yapılan yorumlardan ikisi hayli dikkatimi çekti. Değerli okurumuzdan biri, bizi “bir MHP üyesi gibi yazıyorsunuz biraz objektif yazın” diye eleştiriyordu. Bir diğeri de “darbecileri savunuyorsunuz” gibilerinden iddialarda bulunuyordu.
Yazılarımı yeniden okuyacak halim yok. Düşündüm. Okurlarımız haklı mı diye. 
Bu ülkede son zamanlarda, dikkat ederseniz, milli bir duruş veya tavır sergilemeye kalktığınız zaman hemen yaftalar yapıştırılıyor. Sen faşistsin, sen darbe yanlısısın, sen demokrasiden yana değilsin, Irkçısın, kafatasçısın vb. 
Yahu ne oluyoruz. Bölücü bir örgüt var bu ülkede. Bu ülkenin 30 yıldır enerjisini boşu boşuna harcatan. On binlerce insanın kanına giren eli kanlı bir örgüt. Ne yazmışız, Bu örgüt üyelerini açılım denen proje adına (ne menem şeyse) halılar sererek karşılamanın ne manaya geldiğini bu milletin yüreğini nasıl kanattığını yazmışız. Bunu bizim gibi dile getirenlerin demek ki tamamı faşist, ırkçı imiş haberimiz yok. Veya MHP ve CHP’li olanların zoruna gitmemiş bu karşılamalar da, biz farkında değiliz.
Ne yazmışız; 7 askerimiz şehit edilmiş birileri daha şehitlerin cenazeleri defnedilmeden bu eylemi yapanların PKK değil de “Malum! Çevreler “ olduğunu ima etmeye başlamışlar biz de eleştirmişiz. Birkaç gün sonra da eylemi PKK üslenmiş, biz haklı çıkmışız. Şimdi “bu eylemi PKK’nın yaptığı belli; başka kişi ve kurumlara çamur atmayın” demek anti demokratik, faşizan veya şu veya bu partilisin diye bir tavır mıdır? sorarım size. Bunlar yazılmayacak da ne yazılacak?
Başka ne yazmışız. Yaratılan suni gündemlerle devletin kurumları yıpratılmakta ve bu durum Türkiye Cumhuriyetine olumsuz etki etmektedir, demişiz. Şimdi Balyoz gündemine kadar olan biteni hatırlayın. Hangisi doğru çıktı? Islak imza ne oldu? Belgeyi yazdığı iddia edilen şahıs şu an delil yetersizliğinden tutuklanamadı ve resmi görevini halen sürdürmekte. Kozmik odadan ne çıktı? Veya üç kelimelik adresi yazdığı kâğıdı yutan adama ne oldu? Çok iddialıysanız araştırın bir zahmet.
Biz bu ülkede darbelerden en fazla zarar görenlerin kim olduğunu inanın iyi biliriz. İyi de biliyoruz ki, darbe olduğu zaman tutuklanmayan, işkence görmeyen, hapsedilmeyen ve tabiî ki idam edilmeyenlerin de kim olduklarını iyi biliyoruz. Kimdir bu bütün darbeler tarihi boyunca etliye sütlüye karışmayanlar siz de tahmin edersiniz herhalde. Hatırlayın 12 Eylül sonrası acıların en büyüğünü Ülkücü ve Devrimci olarak adlandırılan kesimler yaşamadı mı? Bunların dışında hangi ideoloji mensupları bu kadar zulme maruz kaldı? O dönemde süklüm püklüm susmuş bir vaziyette köşelerine çekilmiş olanların büyük bir kısmı şu anda darbecilere karşı savaş ilan etmiş vaziyetteler. Hatta defalarca şapkasını alıp giden Süleyman Demirel’in bile sesi çıkmazken. Allah korusun bir darbe falan olduğu takdirde ilk ortadan tüyenlerin de darbe mağdurları değil de bu adamlar olduğunu görürsünüz. 
Şunu da açıkça söylemekte fayda var. İddialar araştırılıp doğrulandığında kim darbe yapmaya kalktıysa en ağır şekilde cezalandırılsın. Gerekirse Genelkurmay Başkanına kadar ihmali olanlar görevinden alınsın. Buna kimsenin itirazı olamaz. Ama “ biz böyle söyledik ama bir şey de ispatlayamadık doğru değilmiş, kusura bakmayın” demenin de bir cezasının olması gerektiğini düşünüyoruz. Aksi takdirde bu ne bir haber ne de araştırma değeri taşır. Sadece iddia ve iftira düzeyinde kalır ki, bunun da ne ülkeye ne de millete bir faydası olmaz. Sadece suni gündem yaratır ve elinizden geliyorsa bundan faydalanırsınız o kadar.
Ortaya konması gereken bir husus da şudur; Türkiye Cumhuriyeti kurulurken ordu ve dine siyasetin bulaşmamasına özellikle dikkat edildi. Ama ordu siyasete sık sık müdahil oldu. Her siyasete müdahil olduğunda da dinin siyasete alet edilmesini (özellikle son dönemlerde) en temel gerekçe gösterdi. Tabi ki ifrat her zaman tefriti doğurdu ve işler hep içinden çıkılamaz hale geldi. Laiklik adına laikçilik yapıldı ve masum insanlar hiç gereği yokken mağdur duruma düştüler. Bu yanlışlıklar silsilesi de bugünkü iktidarı doğurdu.
Gelin tek parti iktidarının da avantajını kullanarak demokrasimizde dinin siyasete alet edilmesini engelleyin. Bunun nasıl olacağı uzun bir konu ama eğer bunu başarırsanız askerin elindeki en güçlü argümanı da ortadan kaldırmış olursunuz. O zaman darbe gerekçesi de ortadan kalkar. Yazının başında da söylediğim gibi demokrasi zor zena’at.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.