Demir Ağları Kim Ördü?

Geçen hafta İstanbul’da düzenlenen I. Her Yönüyle Kentsel Dönüşüm Kongresi'ne katılan Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Muhammet Balta’nın konuşması katılımcıların bir kısmı tarafından protesto edildi. Protesto edilen sözleri ise Atatürk dönemi demiryolu politikasıyla ilgiliydi. Şöyle demişti bakan yardımcısı:

“Eğer biz İstanbul'da Kanal İstanbul denen bir projeyi düşünüyorsak, bunu engellemek isteyen insanların kimler olduğuna iyi bakmak lazım. Eğer 3. havaalanını, 3. köprüyü yapan insanları, firmaları kara listeye alıp da, onları karalayıp da, onların sicillerini bozmak isteyen insanlar kimse, onlara da bir bakmak lazım. Arkadaşlar, sizlerden bir kardeşiniz olarak şunu söylemek isterim; sloganlarla bu memlekette bir şeyler yaptığını zannetmeye çalışan insanlar, 10. Yıl Marşı'na takılıp kalan insanlar, 'Ana yurdu dört baştan ördük' falan diyen insanlar bu memlekette bir tren rayı bile bir yerlere döşememişler. Ama 11-12 yıllık süreç içerisinde Türkiye'de yapılanlar belli"

Bu sözleri söylediği anda salonda bulunanların yarıya yakını salonu terk ediyorlar.

Peki bu bakan yağdanlığının söylediklerinde ne kadar gerçek payı var. Bundan sonrasını ben yazmıyorum. Tarihçi yazar Sinan Meydan’ın kendi web sitesinde konuyla ilgili yazdığı yazıyı aşağıda veriyorum.

 

(http://sinanmeydan.com.tr)

Ayrıca Fırat Üniversitesi İnsani ve Sosyal Bilimler Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim üyesi sayın Yavuz Haykır’ın doktora tezi de bu konuyla ilgili olup bu rakamlar sayın Haykır’ın tezindeki bilgilerle de örtüşmektedir.

Türkiye’de 1923-1950 arasında (satın alınan ve sıfırdan inşa edilen) toplam 7.675 km. demiryolu vardır. Bunun 4.000 km kadarı Osmanlı Devleti'nin yabancılara yaptırmış olduğu hatların satın alınmasından (millileştirilmesinden), 3.186 km'si 1923-1939 arasında, 393 km’si ise 1939-1950 arasında yapılan yeni hatlardan oluşmuştur. Yani 1923-1950 arasında genç Cumhuriyet sıfırdan toplam 3.579 km. demiryolu yapmıştır. Bazı kaynaklara göre bu rakam 3.764 km'dir.

1923-1939 yılları arasındaki 15 yıllık Atatürk döneminde 3.186 km. demiryolu yapılmışken, Atatürk’ten sonraki 73 yılda 2000 km. kadar demiryolu yapılmıştır. Yani Atatürk, tek başına, yokluk ve yoksulluk içinde, üstelik neredeyse tamamı yerli sermaye ile, aralarında AKP'nin de bulunduğu bütün Cumhuriyet hükümetlerinden daha fazla demiryolu yapmıştır.  Hesap ortadadır!...

TCDD’nin verilerine göre 2002-2012 arasındaki 10 yıllık AKP döneminde 1085 km demiryolu inşa edilmiştir. Buna, yüksek hızlı tren yolu da dahildir. Bu nedenle birkaç yıl önce AKP’li Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım partisinin demiryolu politikasını anlatırken şöyle demiştir: “… 1923–1946 arasında bir yılda yapılan demiryolu uzunluğu 128 kilometreydi. 1946–2003 yılları arasında bu oran, yılda 11 kilometreye düştü. 2003'ten sonra, şu anda yılbaşına düşen demiryolu yapımı 107 kilometreye ulaştı. Hala Atatürk döneminin rakamlarına ulaşamadık.”

Ben yine bir şey söylemeyeyim Muazzez İlmiye Çığ bakın yine aynı konuyla ilgili ne diyor:

“Osmanlı Devleti yıkıntısı üzerine kurulan Türkiye Cumhuriyeti, toprağından bir damlasını satmadan, kimselerden borç almadan, Osmanlı’nın Birinci Cihan Savaşı borçlarını öderken yapılan işler yanında sizinkiler çocuk oyuncağı kalır.

Devletin geliri okuma yazma bilmeyen, verem, sıtma, zührevi hastalıklar, trahom gibi bulaşıcı hastalıklardan kahrolan zavallı fakir halkın verdiği vergilerdi.

İşte o vergilerle o alay ettiğiniz demir ağlar yapıldı.

Koskoca ülkede bir çimento fabrikası yoktu. O yüzden evler kerpiç denilen çamurla yapılıyordu. Şeker fabrikamız yoktu. Rusya’dan gelen şekerleri bugün gibi hatırlıyorum. Ülke sathında Sümer Bank, kumaş fabrikaları, şeker fabrikaları, çimento fabrikaları, kağıt, silah, uçak fabrikaları kuruldu.

Buralarda çalışan mühendis ve işçilerimizin bir kısmı dışarıdan getirilen uzmanlarla eğitilirken bir kısmı da eğitilmek üzere Rusya’ya gönderildi.

Siz ise başa geçer geçmez alın teri ve büyük bir özveri ile yapılmış o güzel tesisleri satıp satıp yediniz yedirdiniz.

 

Bu açıklamalar ve bu rakamlardan sonra Bakan yardımcısı Balta’ya şunu söylemek lazım.” Ulaştırma Bakanlığının arşivlerine girip yukarıdaki rakamların doğru olup olmadığını her şeyden önce teyit et. Eğer yanlışsa çıkıp bunu bize rakamlarla anlat ve bizi ikna et. Çamur at izi kalsın mantığını sürdürüp  “bu benim görüşüm ,demokrasi gereği dinleyeceksiniz” demek edepsizliğin dibidir. Bir bakanlığın iki numaralı ismi olacaksın. Yanı başındaki Bakanlığın arşivlerindeki rakamlardan bi haber yalan yanlış cahil cahil konuşacaksın. Senin demokrasini sevsinler. Sen önce ilim irfan öğren.

Osmanlı Devletinin yaptırdığını zannettiğiniz demiryollarının hiç birini Osmanlı kendisi yaptırmadı. İngilizlere Fransızlara vs. işletme haklarını devrederek yaptırdı.  

Bu demiryollarını I. Dünya savaşında bile doğru dürüst kullandırmadılar Osmanlı’ya.

Yabancı sermaye ile yapılmış olan bu demiryolları yukarıda belirtildiği gibi Atatürk hayattayken satın alınıp millileştirildi. Sen bunları nasıl bilmezsin bakan yardımcısı “Balta”.

Bir de paralel yapı diye tutturmuşlar. Senden iyi paralel mi olur? Önce senin gibi parazit paralelleri devletten temizlemek lazım. Çünkü hiç bir işe yaramıyorsun

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.