Çözüm Sürecini Unuttuk Yaşasın Mursi Yaşasın Özgür Suriye

 

Hükümet olay ilk duyulduğunda PKK ile görüşmediklerini söyledi bunu söyleyenleri alçak ve namussuz ilan etti. Daha sonra görüşmelerin olduğunu açık ve seçik kabul etti. İş resmiyete döküldü. Görüşmeler, çözüm süreci derken PKK’nın çekilme sürecinin başladığı iddia edildi. Bu kez övünmeye başladılar. “Artık kimse çatışmalarda ölmüyor” diye. Biraz durumdan rahatsızlık duyanları da “sen kanla besleniyorsun” diye itham etmeye de devam ediyorlar.

Doğrudur 8-9 aydır şehit vermiyoruz. (Bazı hadiseler olduğu söylense de) Bu doğru. Ama sözde çözüm süreci başladığından beri olup bitenler yenilir yutulur şeyler değil. Kandil dağından sözde bir örgüt lideri haykırıyor. “ filanca tarihe kadar şunu, bunu yapmazsanız çok kötü olur haa” diye. Diğer taraftan terör örgütünün içerideki siyasi uzantısı da tehditlerden geri durmuyor onlar da aynı ağızdan konuşuyor. Neredeyse Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’nın eşdeğeri konumuna getirilmiş olan terörist başı ise bulunduğu adadan kükrüyor. “ Verdiğiniz sözleri tutmazsanız ben karışmam olanlardan siz sorumlu olursunuz” diye.

Devleti yönetenlere baksanız onlar da bu millete hakaretin başka türlüsünü etmekteler. Her türlü milliyetçilik ayaklar altına gayet rahat bir şekilde alınırken, yükselen Kürt milliyetçiliği dikkate alınmıyor, adeta baş üstünde tutuluyor. Hunların, Göktürklerin, Selçukluların torunu olduğundan övünenler adeta bir utanç içerisine sokulmaya çalışılıyor. Başta Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyeti kuran kadrolar adeta hain, ayyaş, dönme ve ajan ilan edilmeye çalışılıyor.

İplisi ipsizi, saplısı sapsızı koca Türkiye Cumhuriyetine tehditler ve hakaret edip duruyorlar. Devlet düşebileceği en aşağı, dip ve zelil duruma düşmüş kimin umurunda.

Taktik basit cambaza bak cambaza. Suriye’ydi, Mısırdı, Rabiaydı, el- Nusraydı. Savaşa girdik girmedik, derken meseleler kaynayıp gitti. Bu kadar gündemin sık değiştiği, siyasi manipülasyonlarla her gün farklı gündemler oluşturularak halkın dikkat ve ilgisinin bilerek dağıtıldığı bir hale gelen ülkemizde artık bu hakaretleri necip halkımız rutin karşılıyor. Umursamıyor bile. Bizim halkımızın en büyük sorunu artık terör değil, artık geçim sıkıntısı değil, artık işsizlik değil. Ne peki:

Mısır’da devrik lider Mursi’yi kurtarabilmek

İç savaş yaşayan ve kimin kimi öldürdüğü belli olmayan Suriye’ye askeri müdahale edip Beşar Esad’ı devirmek. (artık neye yarayacak, o zaman kim kimi öldürecek o da belli değil)

Evet abarttığımı kabul ediyorum. Ama bu ülkenin idarecilerine, basınına, gündemine, tartıştığı konulara dışarıdan bakan biri böyle görmeyip de ne görecek Allah aşkına. 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.