Antalya’da Yasak olan Cizre’de Nasıl Serbest Oluyor?

Dağın birinde bir terörist öldürülmüş. Söylendiğine göre aradan bir sene geçmiş. Çözüm süreci veya çekilme süreci başlamış, birinin aklına gelmiş dağda ölen arkadaşları. Gitmişler dağa bulmuşlar mezarını açmışlar, kemiklerini alıp Van’ın Gevaş ilçesine getirmişler. Bir cenaze töreni düzenleyelim demişler. Hatta mezardan çıkardıkları kemikleri Devletin Malatya Adli Tıp kurumuna göndermişler. Adli Tıp’ta işlem bittikten sonra gelen cenaze için tören yapılmış. Bu cenaze töreninin görüntüleri gazetelerde çarşaf çarşaf yayınlandı. Resimlerde ve konu ile ilgili haberlerde eli silahlı ve üzerlerinde el bombalarıyla PKK teröristlerinin katıldıkları görülüyor ve söyleniyordu.

Diğer bir hadise de Cizre’de yaşandı. Cizre’de yaşanan ilginç olayı gazeteler yazdı. Hem de resim ve video görüntüleriyle. PKK’lı olduklarını söyleyen bir grup insan Cizre’de bir güvenlik teşkilatı kurmuşlar, diploma veriyorlar, yol ve güvenlik kontrolü yapıyorlar. Görüntüleri izlediğinizde kanınızın donmaması mümkün değil. Gayet rahat ve kendilerinden emin bir şekilde hareket ediyorlar. Aman polis gelir, bizi tutuklar, döver başımıza iş açarız gibi bir telaş veya acele içerisinde değiller.

Son vereceğimiz örnek dün gazetelere yansıdı. Lice’de PKK mezarlığı açılmış tören yapılmış törene bilmem kimler kimler katılmış. Falan filan sloganlar atılmış diye haber devam ediyordu.

Hepinizin haberi olan bu üç haberi özetledik. Bu üç olay Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde oldu. Bu üç olay da sürpriz bir şekilde aniden gelişmedi. Törenler bangır bangır bağrılarak önceden duyurular yapılarak düzenlendi.

Açılım politikası, çözüm süreci diye nitelendirilen ancak nasıl olacak diye sorulduğunda bir türlü tatmin edici cevaplar verilmeyerek soranların bölücülük ve faşistlikle itham edildikleri süreç ile ilgili soruların cevabı bu olsa gerek.

Açılım, çözüm, çekilme süreci dedikleri bu ülkede devletin otoritesinin değil terör örgütünün otoritesinin geçerli olmasıymış. Kalaşnikoflu bombalı teröristlerinin elini kolunu sallayarak ortalıkta gezmesiymiş. Dağda güvenlik güçleriyle çatışmaya girip ölenlerin şehit sayılmasıymış. Bunları söyleyenlerin de esas bölücü olarak tanımlanmasıymış.

Ancak şunu sormak lazım? Bir devletin onuru haysiyeti karakteri, namusu başka nasıl ayaklar altına alınır veya tecavüze uğrayabilir söyleyin Allah aşkına. Şehir merkezlerine inen o teröristler belki de onlarca eyleme katılmış kişiler olabilirdi? Devlet devlet olsa bu adamları hemen tutuklar silahlarını alır balistik incelemelerini yapardı. Kendini devlet yerine koyup yolda trafik ve güvenlik kontrolü yapmak eğer deli raporun yoksa devlete başkaldırıdır. Ama kimin umurunda Başbakan yardımcısı konu kendisine sorulduğunda “Cizre derin güçlerin olduğu bir yerleşim bölgesi” diyerek olayı hemen çözdüğünü gösterdi(!) Biraz izan olsa sayın devlet adamımızda Türkiye Cumhuriyetinin onuru şerefini biraz koruma içgüdüsü içerisinde düşünse yapılanların ne olduğunu belki anlayacak. Ama nerde.

Antalya’da Gezi parkı eylemlerine katılıp valilik binasına taş attığı iddia edilen birisi kız 18- 19 yaşındaki üniversite öğrencisi üç gencin tam 17 üniformalı polis tarafından otoparkta sıkıştırılıp öldüresiye dövüldüğünü de izledik haberlerde. Polisimizin bu üç genci, kahramanlık destanı yazarcasına öldüresiye dövmesini, devletin valisinin binasına taş atanın akibeti böyle olurmuş diye izledik.

Eli taşlı gençlere Antalya’da böylelikle haddini bildiren devletimizden aynı duyarlılığı, kendini devlet yerine koyanlara, ellerinde silahlarıyla şehre inen teröristlere karşı da göstermesini bekliyoruz. Antalya’da bina taşlayan gençleri öldüresiye döven güvenlik güçlerimizden, Cizre’de kendini devlet yerine koyanlara da aynı muameleyi yapabilirler mi? Diye sormak istiyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.