AÇILIM RÜZGARIYLA AKLIMIZA GELENLER

Geçtiğimiz hafta içişleri Bakanımız yaklaşık bir saat açılım veya paket hakkında yaklaşık 1 saat konuştu ve ilk bilgileri verdi. Dikkatimi çeken husus paketle ilgisi yok ama sayın bakanın konuşması sırasında Türk Bayrağı yerine Milli Bayrak, demesi oldu. Ayrıca yine konuşmasında Türk, Türk Milleti gibi terimleri de hiç kullanmadı. Bu husus açılımın nerelere kadar gideceğinin aslında bir göstergesiydi. Ama anlayana.

Bakanın ilk açıklamasının ardından DTP Genel Başkanı Ahmet Türk açıklama yaptı. Dağ fare doğurdu diyerek. El insaf sayın Ahmet Türk. Niye mi? Koca Türkiye Cumhuriyetinin Bakanı 1 saat boyunca konuştu ve ne Türk dedi ne Türk milleti ne de Türk bayrağı dedi. Daha ne istiyorsunuz. Bakın demek ki bu memlekette Türk olmak artık ayıp sayılıyor. Demek ki bu memlekette yakında Türk Bayrağı bile diyemeyeceğiz. Niye biliyormusunuz Ahmet Türk? Size ve emirleri aldığınız o şahsa ayıp olmasın diye. Yakında Türkiye Cumhuriyetine Bakanlarımız Te. Ce. Derlerse şaşırmayacağız artık. Bu bakımdan ortada fil kadar mevzu varken, fare bile doğmadı demek ayıp kaçıyor biraz.

***
Paketin içerisinde ne var acaba? Diye merak etmiyor da değildik. Zira açılım paket lafları ortaya atıldığından beri ülkemiz bunu tartışıyor. Hem de içinde ne olduğu bilinmeden. Peki insanlar bilmediği bir şeyi nasıl tartışıyor dikkat edin. Hükümete yakın basın kuruluşları sızdırmaya başlıyor bazı şeyleri. Hatırlayın, İmralı canisinin yol haritası, Ne mutlu Türküm diyene yazılarının silineceği, Anayasa değiştirilecek gibi laflar hep buralardan üretildi. 
Böyle olunca haliyle başta muhalefet olmak üzere ülkede büyük bir huzursuzluk başgösterdi. Aslında bu paket-açılım her neyse AKP’nin psikolojik bir manevrası. “Bir paket yaptım içinde her şey var” dedi. Ama ne olduğunu söylemedi. El altından yandaş medyasına bilgi sızdırdı. Böylelikle gerek muhalefetin gerekse halkın nabzı tutuldu tepkileri ölçtü. Öte taraftan halkın bilinçaltına akla ziyan ne varsa yerleştirildi. 
***
Bu filmi daha önce görmüştük aslına bakarsanız. Hatırlayın Kıbrıs meselesini AKP hükümeti ne güzel çözmüştü! Değil mi? Annan planı diye koftiden bir paket atıldı ortaya. “Bu plan uygulanırsa Kıbrıs meselesi kökünden hallolacak” diye insanlara günlerce propaganda yapıp kafalarını ütülemediler mi? Evet çözeceğiz ama önümüzde bir engel var dediler ve o engel Rauf DENKTAŞ‘tır dediler. Kıbrıs davasının sembolü ve abidevi şahsı Rauf Denktaş’ı kötü adam ilan ettiler. ABD’li senatörlerin karşısında el pençe divan duran birini Cumhurbaşkanı yaptılar. Rumlarla birleşmeye evet dedirttiler. Hepsini yaptılar. Şimdi no’ldu. Çözüldü mü Kıbrıs mevzusu? 
Konumuz değil ama Ermeni meselesini de bu şekilde çözeceklerine! eminiz. Buna başka bir yazıda değinelim.
Aslında bu filmleri 50 defa da görsek uyanacağımız yok. Bir ülke bölünecekse 20- 30- 40 senede bölünmez. Bölünme süreci 80-100 seneyi bulur ve belki de aşar. Onun için paket patlayınca ülke hemen bölünmez. Ama aldığınız tahribat sizi derinden etkiler. Osmanlıdan Balkanları alma planı 19. Yüzyılın başında başladı. Tanzimat, Islahat fermanları ve sonrasındaki uygulamalar hep Balkan uluslarına bağımsızlık kazanmaları için imtiyaz kararlarıyla doluydu. Bu imtiyazların verilmesini isteyenlerde Avrupa devletleriydi. I. Ve II. Meşrutiyetler de bu azınlıkların Osmanlıdan daha fazla kopmasına sebep oldu. Neticede 1914 yılına gelindiğinde Balkanları kaybetmiştik. Süreç neredeyse 100 yıl sürmüştü. 
Onun için yüzünüzde veya başka bir yerinizde bir sivilcenin çıkmasını önemsemeyebilirsiniz. Ancak gün geçtikce bu sivilceler geçmediği gibi yayılıp bütün vücudunuzu kaplamaya başlarsa o zaman yandı gülüm keten helva. 
Artık balık hafızalı olmayalım. Lütfen izlediğimiz filmleri aklımızda tutalım. Yoksa aynı oyunlara tekrar tekrar gelmekten kurtulamayız. 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.