6-7 EYLÜL OLAYLARI

Malum 6-7 Eylül olaylarını ele alan Güz Sancısı isimli yeni bir film vizyona girdi. Bu filmden dolayı, konu çok tartışılacak. 1955 yılında olan bu hadiselerden duyulan üzüntüler dile getirilecek. Çok yanlış şeyler yapıldığı yinelenecek. 

Gerçekten de hadise üzüntü verici bunu biz de kabul ediyoruz. Bunu saklayacak ve haklıyız diyecek halimiz yok. Bunu baştan söyleyelim

 

Hemen belirtelim, bu film eski bakanlarımızdan Yılmaz Karakoyunlu nun Romanından sinemaya aktarılmış. Biliyorsunuzdur Varlık Vergisinin konu edildiği Salkım Hanım ın Taneleri filminin romanı da Karakoyunlu ya aitti. Artık Türkiye Cumhuriyeti azınlıklarına dair bu eserlerinden sonra, Sayın Karakoyunlu dan bu kez de Azınlık durumundaki Türklerle ilgili romanının sinemaya aktarılmasını bekliyoruz. Çünkü böyle bir romanının olduğunu biliyoruz. Eğer bu gerçekleşmezse yazarın töhmet altında kalması mukadder olacaktır.

 

1955 yılı Kıbrıs meselesi Türkiye de tam anlamıyla milletin sabrını taşırdığı bir yıl olmuştu. Rumlar adada yaşayan soydaşlarımıza korkunç zulüm ve işkenceler uyguluyorlardı.. Bu durum Türkiye de toplum içinde büyük tepkilere yol açmaktaydı. Dönemin gazeteleri de bu olaylar karşısında ister istemez Türkiye de yaşayan azınlıklar ile ilgili haberler de yapmaya başlamışlardı. Zira Türkiye de yaşayan Rumlar Kıbrıs taki Türklerden çok daha rahat ve huzur içindeydiler. Hürriyet, Yeni Sabah ın başını çektiği gazetelerin yazılarında; İstanbul Fener Rum Patrikhanesi ve Patrikhane nin lideri Athinagoras, Kıbrıs ta Makarios un liderliğinde gelişen Türk düşmanlığı ile beslenen Rum hareketine karşı sessiz kaldığı gerekçesiyle eleştiriliyordu. Uzatmayalım nihayetinde 6 Eylül günü Yunanistan dan gelen bir haber bardağı taşıran son damla olacaktı. Bu haber "Atatürk ün Selanik te doğduğu evin bombalandığı" haberiydi. İstanbul ve İzmir de gergin bir vaziyette olan halk kitleleri kontrolsüz bir şekilde Rum azınlıklara karşı bir saldırıya dönüşen gösteriler yapmaya başladılar. İzmir deki olaylarda birçok ev, dükkân, bazı kiliseler, Yunan Konsolosluğu, İngiliz kültür evi yakılmış ve tahribata uğratılmıştır. Ancak daha büyük tahribatın yaşanacağı yer ise İstanbul olacaktı.. 6 Eylül günü başlayan protesto kısa zamanda yağma, tahrip ve saldırıya dönüştü. 2 gün içerisinde İstanbul tam bir savaş alanına döndü. 7 Eylül günü sıkıyönetimin ilan edilmesiyle duran hadiselerde ortaya çıkan tablo çok ağırdı. Bine yakın ev ev, dört bin civarında dükkan, fabrikalar, kiliseler, okullar, ve mezarlıklar tahrip edilmişti. 
Vaziyet gerçekten üzücü idi. Galeyana gelen halk o psikoloji içerisinde bugün dahi etkilerinden kurtulamadığımız çapta bir tahribat yaratmıştı.

 

Olaylar elbette kolay kapanacak değildi. Özellikle Yunanistan da bu olaylar büyük bir infiale sebep olmuştu. Yunan hükümeti zarara uğrayan Rumların zararlarının tazmin edilmesini istemişlerdi. Nitekim bu zararların büyük bir kısmı da ödenecekti. Ancak olan olmuş Rum azınlığın büyük bir kısmı ülkeyi terk etmeye başlamıştı. Konuyla ilgili mahkeme 1960 darbesi sonunda tekrar ele alındı. Dönemin Başbakanı (Adnan Menderes), Dışişleri bakanı (F. Rüştü Zorlu) ve İzmir Valisine hapis cezaları verildi.

 

Bu sıkıntılı dönemi özetle anlatmaya çalıştık. Şunu da söylemek isterim ki bu olaylarla ilgili bir çok yayın yapılmıştır. Merak edenler günümüzün ulu bilgesine (google) sorarlarsa epeyce bilgi sahibi olabilirler.

 

Diğer taraftan insanın ister istemez aklına şu soru da gelmiyor değil. Acaba biz Türkler de bu gibi eylemlere maruz kaldık mı? Cevabını hemen verelim; hem de kaç kere. Hangisini anlatalım. Kafkaslardan, Balkanlardan, Ege Adalarından, Kırımdan Anadolu ya göç eden soydaşlarımız acaba neden göç ettiler zannediyorsunuz. Keyiflerinden veya can sıkıntısından değil herhalde. İnşallah sonraki yazılarımızda bu hadiseleri de ele almayı düşünüyoruz. Bakalım zevkle izlediğimiz Elveda Rumeli dizisindeki Sütçü Ramiz ve onun akrabaları ve hemşerilerinin başına neler gelecek. Ne acılar yaşayacak ne katliamlara maruz kalacaklar.

 

Son söz: Siz hiç Rus un, Bulgar ın Sırp ın Biz de bu Türklere ne eziyetler etmişiz bundan çok utanıyoruz ve özür diliyoruz dediklerini ve imza kampanyası başlattıklarını duydunuz mu?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.